13.07.2010 18:28:00

Amerika Nireeee İnegöl Nire?...

Amerika Nireeee İnegöl Nire?...

Kim ne derse desin, kim nasıl yorumlarsa yorumlasın, bildiğim ve gördüğüm bir şey var ki; Ülkemiz ciddi manada kabuk değiştiriyor. Allah nasip ederse çok


Kim ne derse desin, kim nasıl yorumlarsa yorumlasın, bildiğim ve gördüğüm  bir şey var ki; Ülkemiz ciddi manada kabuk değiştiriyor. Allah nasip ederse çok kısa bir zamanda Türki-ye Cumhuriyeti hızla gelişmiş ülkeler arasında ilk sıralarda yerini alacak.
Ülkemizin büyüklüğünü ve hızla gelişmekte olduğunu gören  komşularımız, bizim ağabeylik kispetini giymemizi ve dünya-ya bu birliktelikle görünmemizi istiyorlar.
Geçtiğimiz Pazar günü Zeynel İnegöl Köftecisi tesislerinde 50’ye yakın İnegöllü iş adamı ve dernek yöneticilerinin de katılımıyla, Amerika Balkan Göçmenleri Konfederasyonu Başkanı Dr. Aras Konjhodziç onuruna, Bursa Girişimci İş Adamları Derneği (BUGİAD) İnegöl Şubesi Başkanı  ve yöneticileri tarafından sabah kahvaltısı verildi.
Sayın Dr. Aras Konjhodziç’i İnegöl’ümüze getiren ve en güzel şekilde ağırlayan BUGİAD Başkanı Ahmet Akıskalı, kahvaltının ardından yaptığı konuşmada, “Bugün yine anlamlı bir ziyaret vesilesiyle beraberiz. Daha on gün önce kara kıta Afrika’dan misafirlerimiz vardı. Afrika ve Türkiye arasında ekonomik ve gönül köprülerini kurmak için Afrikalı iş adamlarına ilçemizi, ülkemizi, ekonomik ve kültürel anlamda tanıtmak adına BUGİAD olarak elimizden geleni yaptık” dedi.  
Akıskalı bir an durakladı, sanki gözümüzün içine bakarak, geldiğimiz noktayı vurgularcasına “İnegöl nireeee, Afrika nire” der gibiydi. Böyle düşünüldüğünde gerçekten İnegöl’ümüzün ve ülkemizin gelmiş olduğu noktanın gurur verici olduğu ortaya çıkıyor… 
Ahmet Akıskalı sözlerini şöyle sürdürüyordu; “Şimdi yine çok uzaklardan ama Anadolu’nun bağrından Balkanlara göç etmiş Hocooğlu ailesinden, Güllü babaların torunu, Evlad-ı Fatihan, Amerika Balkan Göçmenleri Konfederasyonu Başkanı sayın Aras Konjhodzic beyefendi aramızda. İnegöl Balkan Göçmenleri Dernekleri ve BUGİAD olarak kendilerine hoş geldiniz diyorum...”
Mimiklerinde, mütevaziliğinin yanında birde haklı bir gurur ifadesi vardı Ahıskalı’nın. Bu gurur kendi adına, nefsi adına değil, ülkesi adına, Türkiye Cumhuriyeti adına idi. Amerika nireeee İnegöl nire?...
Ahmet Ahıskalı’dan sonra  Belediye Başkanımız Alinur Aktaş’ın kısa bir selamlama konuşmasının ardından kürsüye Dr. Aras Konjhodzic davet edildi.
Konya’dan göçerek, Bosna ya yerleşen bir ailenin çocu-ğu Konjhodzic… Bosna savaşları sırasında inandığı dava uğrunda hapis yatmış, işkence görmüş, zulmü iliklerine kadar hissetmiş, acılara şahitlik etmiş, iffetli anaların, bacıların ırzına geçildiğinde günlerce aylarca huzursuz olmuş, uykuları kaçmış, insanının derdini dert edinmiş, vatan millet ve din sevgisini rahmetli babasından almış, ruhunu bu üç hasletle bezemiş bir insan, bir Alperen, bir Şehit torunu….
Yaklaşık 30 dakikalık konuşmasının her satırı başka bir anlam, başka bir mesaj yüklü idi… Sayın Konjhodzic yaşadıklarını bize özetlerken, musibetlere takılıp kalmanın, ah vah etmenin bir fayda getirmeyece-ğine, yenilgilerden nasıl güçlü çıkılacağı- na, nasıl ders alınacağına işaret ederek, “Ümitsizliğe düşmenin bir anlamı yok. Biz, büyük bir milletiz, yarınlar elbet  bi-zim olacaktır” der gibiydi…
Amerika’da ikamet eden Dr. Konjhodzic’ı dinlerken, onların Amerika’daki varlıklarının, yıllardır eksikliğini çektiğimiz ‘Lobi’ çalışmalarında Türkiye adına büyük bir kazanım olduğunu düşündüm. Amerika’da  en güçlü lobi ‘Yahudi Lobisi’dir. Yahudiler Lobisinden sonra  ikinci büyük nüfus Boşnak, Arnavut yani Balkan göçmenleridir. Balkan göçmenlerinin Amerika’daki ciddi çalışmalarını izlerken, onların Türkiye için bir ümit ışığı olduğunu, Türkiye’yi uluslararası arenada güçlü bir şekilde temsil edecek meşaleyi ellerinde tuttuklarını gözlem- ledim.
Daha dün, Amerika’da haklı davalarımızı uluslararası alanda savunma adına  Lobi yapacak, açık ifade ile bir mum ışığı kadar aydınlık ararken, bugün meşalelerle orada bizi destekleyen Dr. Konjhodzic’lerin olması şahsen beni duygulandırdı ve de ümitlendirdi.
Evet, İnegöl adına, ülkemiz adına çok güzel gelişmeler bunlar.
Sayın Dr. Aras Konjhodzic konuşmasının bir yerinde, kesinlikle ekonomide güçlü olunması gerektiğini, yakın bir zamanda iş adamları ile İnegöl’e, Türkiye’ye gelecekle-rini belirtirken, “İslam’ın kıblesi Mekke, ticaretin kıblesi ise Amerika Manhatten.  Bizim onlardan neyimiz eksik?” deyip, bize moral şırıngalamıyor, avam tabirle bizi gaza getirmek istemiyor ve hatta misafir olması nedeniyle kibarlık yaparak bize hoş görünmek adına yağ da çekmiyor… Açık ve net bir şekilde , şuan Türkiye olarak bulunmuş olduğumuz yeri işaret ederek, “Zorluklar geride kaldı…  Uyanın ey millet, tekerlek tümseği atladı” işaretini veri-yordu.
Ve devam ediyordu; “Amerika’da yaşayan göçmenler zaman içinde belki bir karışıma uğramış olabilirler ama şunu unut- mayın, (elini kalbine götürerek)  burası var ya burası, hiçbir zaman değişime uğramamış, Türklük ve İman diye yanıp tutuşmuş- tur. Biz, Amerika’da çok ciddi çalışmalar yapıyoruz.  Amerika’daki büyük siyasetçilerle toplantılar halindeyiz. Yakında Başkan Obama ile de görüşeceğiz. Gelin oraları görün, ekonomik ve siyasi anlamda daha güçlü olmamız için ne gerekirse biz orada yapmaya hazırız. Birlik beraberlik şuuru ile çalışırsak, başarılı olmamamız için  hiçbir neden yoktur.  Unutmayın tarihi değiştirmek bizim elimizde.”
Dr. Aras Konjhodzic’in konuşmaları ışığında, ümitsizliğe düşmeden azmimize sımsıkı sarıldığımızda Müslümanların  kıblesi Kabe, dünya ticaretinin merkezi neden Manhatten yerine Türkiye olmasın diye düşündüm.
Ben, başta bu organizeyi yapan, bizler-le sayın Dr. Aras Konjhodzic’i buluşturan BUGİAD İnegöl Şubesi yönetim kurulu üyelerine ve Başkan sayın Ahmet Akıskalı’ya teşekkür ediyorum. Özellikle de Dr. Aras Konjhodzic’i, Amerika’da Türkiye’nin tanıtımı için yaptıkları çalışmalardan dolayı tebrik ediyor, şükranlarımızı sunuyorum…
Bu arada, geçtiğimiz gün ‘İki Ahmet’ başlığı ile bir yazı yazmıştım… Bu yazı üzerine bana bir e-mail geldi… Bu e-mail’i sizlerle paylaşmak ve bir eksiği tamamlamak istiyorum…
E-mail aynen şöyle; “Rusya-Türkiye dostluğuna katkısı bulunan kardeşim Ah-met Akıskalı, aynı zamanda Afrikalılara yaptığının beş misli daha çok Rus-Türk dostluğunun kurulması yönünde yapmıştır. Rus Milletvekillerini Türkiye’de her za-man Osmanlı sultanları gibi ağırlamıştır. Allah yolunu açık etsin. Ben bunların şahidiyem. Resmi protokolde olsağ bile her za-man bizi arabayla temin ediyor ve bize ziyaretlerde bulunur. Bugün Rusya-Türkiye bu kardeşimizin sayesinde altın dönemini yaşıyor. Saygılarımla. Sizlerle her zaman gurur duyan kardeşiniz Rusya-Türkiye Dostluğu Grubu Parlamenterler Arası Koor- dinatörü Malik Kerimov…”
Fazla söze hacet yok. Bu satırlar Ah-met Akıskalı’nın ülkesi, milleti için nasıl didindiğini açıkça ortaya koyuyor... Bu ülke- nin, bu milletin böyle girişimcilere ihtiyacı var...
Bu insanların sayısının artması dileğiyle...