27.05.2010 18:28:02
BEN CİDDİYE ALIYORUM!...
BEN CİDDİYE ALIYORUM!...
Dünyada en çok kızdığım şey, utanmaz adamların fazilet ve doğruluk hakkında bilgi taslamaları ve ona buna ders vermek istemeleridir…
Utanmak, imanın bir şubesidir. İnsanları her kötülüğü işlemekten alıkoyan iki şey var.
Birincisi, Allah korkusunun kalbe yerleşmesi…
İkincisi ise, utanmaktır…
Allah korkusu kalbine yerleşmemiş, utanma duygusundan yoksun olanlar belki ibret alır diye yaptığım böyle bir girizgahın ardından hemen konuya girmek istiyorum…
Yenice’deki işyerine, yaklaşık üç yıldır ‘İşyeri Açma Ruhsatı’ ile ‘Hafta Tatil Ruhsatı’ almayan Hadim şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Salman, geçtiğimiz hafta sonu bir basın toplantısı düzenlemiş…
Aleni olarak Avukatlığına soyunan besleme basın ise, Ayhan Salman’ın açıklamasını, bu şirketin doğru veya yanlış işler yapıp yapmadığına bakmadan, sırf bize olan kinlerini kusmak adına iç sayfada yedi sütuna kocaman bir şekilde yayınlamış. Ayhan Salman basın toplantısında, güya bana cevap verecek ama sermayesi kıt olduğundan, benim 17 Mayıs 2010 tarihinde yazmış olduğum Kıssadan Hisseyi noktası virgülüne kadar aynı şekilde anlatarak, ardından da “Çöp kamyonlarını ciddiye almıyorum, onlara sadece gülümsüyorum” demiş.
Ayhan Salman kendisini ciddiye almıyorsa onun bileceği iştir. Ama ben bu ülkedeki namussuzları alçakları haysiyetsizleri, din baronlarını, sahte Müslümanları, resmi kurumları aldatanları, yalancıları, sahtekarları, vergi kaçıranları, kaçakçıları hülasa namuslu, namussuz herkesi ciddiye almak zorundayım.
Çünkü, bu gazeteyi 1984 yılında yayın hayatına başlattığımda, İnegöl halkına “Bu gazete İnegöl’ün ve İnegöl’de yaşayanların gazetesi olacaktır. Benim hakkımda dahi bir şey duyarsanız, bu gazetede noktasına dokunulmadan yazılacaktır” diye söz vermiştim. Sorumlu bir gazeteci olarak da İnegöl insanının sesini duyurmaya, haksızlıklarla elimden geldiğince, gücüm yettiğince mücadele etmeye çalışıyorum.
Benim gazetecilik anlayışımda, etikete veya kişiye göre haber anlayışı yoktur. Şairin ifade ettiği gibi “Oluklar çift, birinden nur akıyor, birinden kir”, ben gençlik yıllarımdan beri ‘Nur Akan’ oluğun altında durup, ‘Kir Akan’ olukla mücadeleye ant içtim. Kimlikleri, kariyerleri ne olursa olsun, eğer ‘Kir Akan’ oluğun altında veya etrafında iseler, onlarla mücadele etmek benim inancım gereğidir. Çünkü, haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır.
Sözü çok fazla uzatmadan Ayhan Salman’ın esas cevap vermesi gereken meseleye geliyorum;
Salman, basın açıklamasında bir cümle ile geçiştirdiği, yaklaşık üç yıldan beri ‘İşyeri Açma Ruhsatı ve Hafta Tatili Ruhsatı’ olmadan çalışan Hadim Market’in Yenice Beldesindeki şubesi ile ilgili ‘İşyeri Açma Ruhsatı alımı konusunda sürecin sürdüğünü en kısa zamanda çözüm bulunması için çalıştığını’ söylüyor.
Bu ne pişkinlik yarabbi…
Yaklaşık üç yıldan beri ‘İşyeri Açma Ruhsatı’ olmayan bir yerde ticari faaliyette bulunuyor, hak, hukuk, kanun, nizam demeden hareket ediyor, haksız rekabete yol açtığı gibi Belediyeyi ve devleti de zarara uğratıyor, basın açıklamasında da pişkin pişkin ‘Ruhsat almak için çalışıyoruz’ diyor…
Peki, adama sormazlar mı, “Üç gün, beş gün değil, üç ay beş ay değil, tam ÜÇ YIL boyunca ‘KAÇAK’ işyeri çalıştırmayı, hangi hak, hukuk, kanun, nizam ilkeleri ile izah edeceksin? Üç yıldır neredeydin?... Neden ‘İşyeri Açma Ruhsatı’ almadın?...” Bu sorulara açıklık getireceğine, ‘çöp kamyonlarını ciddiye almıyorum, gülümsüyorum’ diyor…
Evet, ben Ayhan Salman’ı ciddiye alıyorum, çünkü daha evvelde yazdığım gibi biz ‘Rahmet Unsuruyuz, İhyalara Memuruz’, en kötüyü bile düştüğü çukurdan kurtarmaya çalışırız. Ayhan Salman varsın ciddiye almasın, gülümsesin. Ama ben yaratılanların en şereflisi insanı, inancım gereği ciddiye almak zorundayım…
Yüzü kızarmayan, yaptıklarından utanç duymayan ve böyle olduğu halde toplum içinde serbestçe dolaşan insanlara ne demeli?... Bunu da değerli okuyucularımın takdirine bırakıyorum…



