17.01.2022 22:03:00

BİRDE BÖYLE BAKALIM

BİRDE BÖYLE BAKALIM

Kazakistan ve yakın zamanda Kazakistan da yaşananlar

Kazakistan 30.bağimsızlık yılını daha kutlayıp kutsamışken biranda patlayıveren batıda ki şehirlerindeki protestolar  ayaklanma ve devlet düzeninin yer yer bozulmasına kadar vardı.

 Kazakistan ın civar ülke ve yurtlardan ve  milletlerden benzerliklerine ve benzemezliklerine bakmak gerekir.                                                                 .

 Kazakistan yüzölçümü dünyada ilk on ülkelerinden birisi olup nüfusu ise aynı oranda olmayıp birkaç on milyonluk bir ülke olup yani yüksek nüfuslu yüz milyonluk Rusya, ABD gibi ülkeler ve milyar nüfuslu Çin ve Hindistan ın nüfusunun mukayese edilemeyecek kadar çok çok gerisindedir. Ayrıca ülkeye ve yurda adını veren kazak ulusu ülke genelinde çoğunlukta olup henüz tam manası ile kahiri ekseriyeti ile homojen bir kazak nüfusu olmayıp geçmişinde birlikte yaşadığı Sovyetler birliği ülkesi iken ve Rus Krallığında  yoğun bir Slav nüfusu zirai üretim ve hammadde temininde adeta bakır topraklarına hücumla! Kazak yurtlarına illerine yerleştirilmiştir.  Bağımsızlıktan sonrasında ancak kazak nüfus çoğunluk olabilmiştir .           

Bağımsızlıktan sonrada özellikle batı Avrupa, Türkiye, Japonya ,Çin ve birleşik Amerika devletleri çokuluslu  şirketleri ile girdiği çok yönlü yatırım ve işletme imtiyazı eksenli ekonomi ile ürettiği ekonomik değer ve hammaddeler yönünden ise dünyada önde gelen son derece zengin bir bir kaç ülkesinden  birisidir.         

Ancak bu hammadde ve altyapı yatırımları çok yoğun işgücü ve şantiye türü iş yapılanmasını zorunlu kılmıştır. Çoğu yatırım ve şantiye işletmesi ise yabancı şirketlerce temin edilen Kazakistanlı olmayan işgücü ile yapılmaya başlamıştır.

Bu yeni kalifiye işçi çalışan kazak olmayan nüfusun Kazakistan a yerleşmesi sonucu bundan birkaç yıl önce bu yatırım üslerindeki şantiye türü işletmelerde kazak çalışanlarla Kazakistanlı olmayan çalışanlar arasında şiddete dayalı ve toplu  çatışmalara yol açmış bu çatışmalar yaralanmalar ve ölümlerle  sonuçlanmış iş durdurma ve  şantiyeleri kapatmaya kadar süreç gitmiştir.

Kazakistan ın yabancı işgücü ve kalifiye isçi ithali petrol ülkesi Arap ülkelerine benzese de Kazakistan ın gerek verilen eğitim ve gerekse kazak yerli nüfusunun bağımsızlıkla kazandığı ulusal benlik duygusu rekabetçi yüzünü ülkelerinde ki bu yabancı is gücüne karşı şiddete varacak tepki ve çatışmalara götürmüştür.

Oysa bu çok uluslu işgücü Kazakistan a değer katan ve üretim artırıcı bir rolü vardır.

Ve yine bu farklı ülke milletlerine mensup insanlar haiz oldukları farklı Kültür ve özelliklerini Kazakistan a olumlu olarak aktarabilirlerdi.                       

Bu göçmen gelen kalifiye çokuluslu kitleye   Kazakistan gençleri ve aktif nüfusu faydacı yaklaşım ile bakmadılar belki bunda daha önceki evrede bu yurtlara gelen Slav nüfus yerleşim politikası tepkisinin hala ulusalcı kazaklarda canlılığını koruyor olması ve bu yeni çok uluslu gurbetçi işçi kitlesi ile birlikte yaşamanın getirdiği ani sosyolojik  dönüşümler  desek de Rusya yı ve Rus ulusuna, Rus kültürüne de bir  bağ bağlılık hayranlığın hala canlı  olduğu da ayrı bir gerçektir.

Bu yeni kazak ulusçuluğu kendilerine rakip yahut kaynaklarını sömürenler olarak gördükleri bu çokuluslu kalifiye işçi kitlesinin ülkeyi terk etmesine mukabil onlara aktarılan kaynağın kazak ulusuna ve gençlerine döneceğini beklemektedirler. İlk prova olan çokuluslu işçi kitlesi ile çatışmanın ikinci evresi olan hükumetin petrol ürünlerine zam ile vergi gelirlerini artırma girişimine protestolar aslında bu bilinçaltı olarak hazır olan bir önceki tepkinin odağındaki  çok uluslu is gücünü hükumet gücü ile cebri olarak Kazakistan da  tutan hükumete ve temsilcilerine yöneldi. Yatırımlardaki kazak ortaklar ve kazak tamamlayıcı işveren yahut işbirlikçi mahiyetindeki olan idarenin ve bu idareyi  elinde tutan Nazarbeyav ailesine  yakın  akraba ve işbirliği içerisindeki oldukları insan ve işletmelere olan öfke idi.

Yani son petrol ürünlere yapılan zamlar yatırımlardaki  yabancı ülke işletmeleri ve işgücüne olan öfke biranda onları ülkede tutan Kazakistan idaresi ve Nazarbayev ailesine ve onlarla menfaaten  ilişkilendirdikleri kişilere yöneldi.   Kazakistan da bir sıradan üçüncü dünya ülkesi gibi görülen bu başkaldırıya dönersek Kazakistan kurucu devlet yönetimi ve N. Nazarbayev ve ekipleri   yaklaşık otuz yıl içerisinde kendince büyük bir gayretle i sürekli ülkesinin Avrupa ve dünya standartlarında bir ülke ve toplum olarak  hedefler koyup ülke  kaynaklarını bir bütün olarak harekete geçirmiş üreten  değerlere haiz bir ülke ve toplum yaratma hedeflemiştir. Fakat her zaman olduğu gibi hedeflenen ile  elinizde olan insan kitlesi ve insan unsuru farklı özellikler ve beklediğinizden farklı  hareket ve tutuma yönelebilecekleri örneği maalesef Kazakistan da da görülmüştür. Nazarbayev e yakın ardılı olan Tokayev başkanın başkanlığındaki  Kazakistan idaresi bu birkaç yıl önceki yabancı işçi karşıtlığını her ne kadar bir şekilde elimine edip devlet gücü ile çözdüğünü zannetti ise de ,son yaşanan olaylar gösterdi ki  bu sorun kazak toplumunda menfaati bozulan yahut çalıştığının  karşılığının alamadığını, adaletli gelir dağılımının olmadığını düşünen kitlelerin bilinçaltı yerleştirdiği bu asi ruh doğrudan bağımsızlıkla birlikte vücut bulan Kazakistan kurucu lideri N. Nazarbeyav ve onu temsilen büstlerine heykellerine  saldırı ile kırıp dökmeye dönüştüğü görüldü. Olayların olduğu günlere döner isek İşte burada da bilgi akışı haber akışında sorunların olduğu da görüldü.  Kazakistan gibi yüzölçümü büyük bir ülkede özellikle dünyanın her ülkesi gibi yaşadığımız zamanda hızlı bilgi akışına olanak sunan internet çağı   sosyal medya gibi imkanlar abartılı  olarak bu büyük ülkede yaşananlar hakkında çelişkili  paylaşımlar yapmaya başladı. Evveliyatında  yani internet ve sosyal medya çağı öncesinde   bağımsız haber ajansları, televizyon ve radyolar    ve gazetelerle  bu başkaldırı ve ülke içi kalkışmalardan   geçte olsa daha doğrulanmış haberler alınırdı. Günümüzde ise bu bilgiler internet üzerinden yapılmakta birbirinden kopuk paylaşım bilgileri ve bilgi akışının abartılı yahut da kaynaksız doğrulanmamış bilgiler bizleri de endişeli bekleyişe sevk etti. Kazakistan yönetimi üçüncü dünya ülkesi formatında başlayıp isyan yağma ve talana dönüştüğü söylenen başkaldırıyı yeni başbakan atanarak muhtemelen bürokraside de de değişikliklere ve yeni atamalara giderek, internet bilgi akışı Kazakistan da durduruldu.

Bu durum belki yanlış bilgilerin yayılmasını önledi bu sefer bizim gibi ülkelerde bir süre haber ve bilgi akışının durması endişeli bir bekleyişe yol açtı.

Bu hal ve yaşananlarda olayın odağında ki ülke devlet yayınları bir şekilde  radyo ve televizyon yayınları devam etmiştir bu yayınlara karşıda  ölçüsüz bir önyargı olmaktadır. Ancak kazak yönetimi ölçüsüz onca haber ve paylaşıma rağmen bozulan devlet düzenini ve kamu otoritesini sağlamayı Rusya nın başını çektiği komşu ülke ve eski Sovyet ülkeleri güvenlik teşkilatından aldığı geçici askeri yardımla en son Almaata da ki gösteri ve başıbozukluğun giderilmesi ile olaylar şimdilik sukut etti. Protestolarla başlayan ve başkaldırı yağma ve talana varan olaylar silsilesi olayların odağında ki kazak ülkesinin düçar olduğu yalnızlıkla ve baş başa kalmak gibi bir sorun ve olumsuzluğu da beraberinde getirdiğini de göz ardı etmeyelim. Yani bu hukuki anlamda veya hak arama anlamında ki protestolar ile başlayan süreç bir anda kamu düzeninin sarsılması ve ciddi anlamda bir mal güvenliği ve can güvenliği sorunu halini alabilmektedir. Yapılan gerekli gereksiz yayınlar ve paylaşımlardan öldürülen güvenlik güçleri ve güvenlik güçleri ve askerlerin göstericilerin yanına geçtiği ordugahlar da ki depoların kırılarak yüzbinlerce silahın göstericilerin eline geçtiği haber ve bilgileri biranda olayları takip eden bizleri dehşete düşürse de verilen haber ve bilgilerin doğru olmadığı olayların yatışması ile anlaşıldı.  Kazakistan ülkesi ve idaresi hükumeti Tokayev başkanın bundan sonraki süreçte tam bir eşitlikçi ve çok partili siyasi hayatı ihtiva eden hür ve adil seçimlerle Kazakistan yönetimi ve meclisinin seçimlerinin yapılması kurumların güçlenmesi ile ülkenin bir daha bu başkaldırı koşullarından hızla kurtarılması gerekmektedir. Kazakistan ülkesi yazımızın başında bahsettiğimiz komşu ve bölge ülkelerine benzeyen yönetim tarzı ve yönetici profilinden çıkarak gerçek adil işleyen eşitlikçi seçimler ve yönetimler eliyle bu defa da Kazakistan komşu ve bölge ülkelerini tam uygulanabilir demokrasi örneği ile değişikliklere etkilenme prensibi gereği zorlayabilir. Ülkeler ve milletler yanında ve yakınında olduğu komşu olduğu devletlerde ki olumlu gelişmelerden de olumsuz gelişmelerden de çok kolay etkilenebilmektedir. Kazakistan ın ülke yapısı kaynakları  eğitim düzeyi ekonomisi ve çokuluslu şirketler ile üretime geçirmiş olduğu kaynakları kazandığı deneyimler  tam manası ile kurulacak demokratik toplum ve devlet yapılanmasına  müsaittir. Kazak yönetimi yukarıda bahsetmeye çalıştığımız tepkilerin bilinçaltına yerleştiği davranış ve yönetme tarzı alışkanlıklarını terk etmediği takdirde ne bir daha benzer başkaldırıların olamayacağını ve nede deneyim kazanan bu başkaldırı özelliklerinin kaosunun bir sonraki aşaması kazak devletinin tümden işlevsiz kalmasını durduramaz. Yapılması gereken net ve anlaşılır şekilde ve tüm kazak toplum ve devletinin kabul görüp yaşayıp yaşatılacağı yeni yönetim tarzını hayata geçirebilmektir. Halihazırda Kazakistan ve Rusya federasyonu başta olmak üzere  komşularında görünürde demokrasi görünürde serbest  seçimler  gibi bir durum söz konusu olsa da ben tam manasıyla batılı anlamda demokrasinin seçimin rekabetin adaletli ve eşitlikçi bir düzenin eninde sonunda gerek Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ve gerekse Rusya coğrafyası Federasyonunda tek cari uygulama ve seçenek olacağına  hukuk devleti ve uygulamalarının tüm bu  ülkelerde hayata geçeceğine inanıyorum .