Misafir

Tarih: 18.02.2022 10:42

BÜYÜK YALNIZLIĞIMIZ VE DİZİLER

Facebook Twitter Linked-in

BÜYÜK YANLIZLIĞIMIZ VE DİZİLER

 

2020 yılının ilk aylarında hayatımızı, Ülkemizi ve dünyayı etkileyen korona salgını beklenmedik bir yalnızlık getirdi. Zor günlerdi.

Kaderimizde 21. Yüzyılın büyük yalnızlığını yaşamak varmış.

Bilemediğimiz bir saldırıya mı uğramıştık?.. Biyolojik bir saldırı mı?..

Çok sevdiğimiz kardeşimizin hastaneye yattığını öğrenince özel izinle Ankara ya yola çıktık. Yol boyunca rastladığımız araç sayısı üçü, beşi geçmemişti. Sanki yeryüzünde iki kişiydik.

Başkent Ankara bomboştu.

Herkes evlerine çekilmiş, en kalabalık caddeler, yoğun trafik yerini anlatılamaz bir sessizliğe bırakmış hayalet şehir olmuştu. Yalnızca acil ihtiyaçlar için markete gidiyorduk.

Herkes tedirgin, bir yerlerden üstümüze covid 19 virüs saldırısı olacakmış gibi aceleyle alışveriş yapıp, eve koşup aldığımız ürünleri temizlemeye koyuluyorduk.

O günlerde sevdiğimizi kaybettik.

En acısı cenazesine gidememekti.

Üç kişi evde tek başımıza yasımızı paylaştık.

Acılar paylaşımla, sarılarak, ağlaşarak belki hafiflemiyordu ama yalnızlık içimize işlemişti. Hiç kimse yoktu acımızı paylaşacak.

Bu zor günlerin henüz romanları yazılmadı. Elbette 21. Yüzyılın büyük yalnızlığını yazan güçlü yazarlarımız olacaktır.

Günler geçtikçe herkes kapandığı evinde kendini bir şekilde oyalamaya başladı. Televizyon kanalları önce eski dizileri, sonra yeni yapılan dizilerle hayatımızda önemli bir yer edindi.

Vaktimiz çoktu, her şeye yetecek kadar. Çocuklar internet üzerinden eğitim alırken, biz yaş almışlar diziler izledik.

Tarih okumayı sevdiğimiz için, tarihi dönem dizileri başladığı zaman merakla izliyoruz. Ama bir türlü sonunu getiremiyoruz.

2020 de yayınlanmaya başlayan Uyanış- Büyük Selçuklu dizisini 17. Bölümde Hasan Sabbah ın uçurumdan aşağı atlaması ile izlemeye son verdik. Hasan Sabbah uçurumdan atlamıştır, Alamut kalesini almıştır, Haşhaşileri etrafına toplamıştır herhalde.

2021 de Alparslan- Büyük Selçuklu yayınlanmaya başladı.

Senaristleri hangi kaynakları okuyup yazıyorlarsa, biz okumadık, bilemiyoruz. Alparslan ın eşi Aka (Akça) Hatun un (dizide Fahriye Evcen) ormanda uluyarak kurt çağırması ile bu diziye de son verdik.

En iyisi tarihimizi kitaplardan okumak.

Büyük Selçuklu hükümdarı Alparslan ile Bizans imparatoru Romanos Diogenes arasında 26 Ağustos 1071 de büyük bir savaş yaşandı.

Romanos Diogenes 200 bin kişilik ordu ile İstanbul dan ayrıldı. Alparslan 50 bin kişilik ordusu ile 26 ağustos sabahında Malazgirt ovasında Bizans birliklerini karşıladı. Ordusunun sayı üstünlüğüne güvenerek barış teklifini reddeden Diogenes elçileri kovdu.

Şehit olduğu takdirde vurulduğu yerde gömülmesi için kefene benzeyen beyaz kıyafetlere bürünen Alparslan, eski bir Türk töresi gereğince atının kuyruğunu bağlattı; Cuma namazını kıldırdığı askerlerine moral yükseltici etkili bir konuşma yaptı.

“Ya muzaffer olur gayeme ulaşırım; ya da şehit olarak cennete giderim.

Sizlerden beni takip etmeyi tercih edenler, takip etsin. Ayrılmayı tercih edenler, gitsinler. Burada emreden sultan ve emredilen asker yoktur.

Zira bugün ben de sizlerden biriyim”.

Eskilerin deyimi ile yaman ceng oldu.

Bizans ordusu tam bir bozguna uğradı. Sonuna kadar çarpışan imparator, yanındaki komutanlarla tutsak edildi. Tüm dünya tarihi için dönüm noktası niteliğinde olan Malazgirt meydan savaşı Bizanslıların yenilgisi ile sona erdi.

Alparslan ın Muş ilimizin meydanında büyük bir heykeli vardır.

Bir gün yolunuz düşerse Muş a;

Seyirtepe ye çıkın, demli bir çay söyleyin kendinize, uçsuz bucaksız ovayı seyredin ve bize Anadolu nun kapılarını açan Malazgirt savaşını hayal edin.

Sultan Alparslan için bir fatiha gönderin…..

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —