Gülsema Güngör


ÇOCUK MASUMİYETİ

ÇOCUK MASUMİYETİ


ÇOCUK MASUMİYETİ

Dayanmak her geçen gün zorlaşır oldu.

Dolar, altın bilmem ne kadar olmuş.

Doğalgaz, elektrik, pazar ve market alışverişi kabusum. Sıkı bir hava tahmin takipçisi oldum, nasıl olmayayım, kombiye süs eşyası muamelesi yapmak istiyorum.

Lakin bana kabus olanlar ülkeyi yönetenlerin/yönettiğini iddia edenlerin umrunda değil.

Hayat onlara güzel, Lale devrini yaşıyorlar. Haber izlemek işkence artık...

İşleri güçleri 50+1, ona buna çemkirmek, ekonominin kitabını yazmak:)) falan filan...

Ve fakat Bahçeli ne yapmak istemektedir? Püskevitleri bitti mi? Alp Er Tunga öldi mi? Bay Kemal helalleşme turlarına başladı mı? Bayan Meral reyizi kızdırmaya devam mı? Tamam sakin olmalıyım.

Neticede hunili olmamak için kendimce çözümler arıyorum.

Misal açık hava ruhuma çok iyi geliyor, hele bir de güneş gülümsüyorsa saatlerce "it" gibi yürüyorum. "Kulağı küpeli sokak köpeği olsam, yatsam çimlere, güneşe karşı" desem onun da vardır dertleri, birçok. Mesela sevgisiz biri tekmeler durduk yere...

Ya da televizyonda dizi seyretsem, o dizilerde herkes varlık içinde yüzüyormuş, seyredenlerin yalancısıyım. Yok yav AHaber en iyisi...

Kitap oku oku bir yere kadar. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Huzur adlı romanını okuyorum. Zor be! Dönüp dönüp okuyorum, bitecek inşallah kendime güveniyorum. Hayat zaten zor kızım diyorum kendime; ne işin olur Tanpınar kitaplarıyla, piyasa işi kitaplar varken...

Çivisi çıkmış memleketin zor zamanlarına dayanmak için yol/yöntem aramalarım devam etmektedir. Geçecek bu günler elbet, ben sıkı durayım.

Ve en güzel çare ne derseniz; çocuk masumiyetine sığınmaktır derim. Bugün öyle yaptım...

Gülsema