ELE OLMASA BELE OLMAZDI
Geçtiğimiz gün Ankara-İzmir karayolu üzerindeki trafik sıkışıklığını rahatlatma amacıyla Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından bir yıl önce başlatılan projenin ilk etabı olan Balıklıdere köprüsü ve bağlantı yollarının açılış töreni vardı..
Büyükşehir Belediye başkanı Alinur Aktaş tören alanında halka hitap ettiği sırada evleri proje kapsamında kalan ve mağdur edildiklerini söyleyen birkaç kadın Aktaş’ı protesto etti.
Bilinçli bir şekilde sadece Aktaş’ı protesto etmek amacıyla tören alanına gelen birkaç kadın, daha önceden aralarında bir lider seçmiş olmalılar ki, Aktaş konuştukça o sesini yükseltti, diğerleri ise sözüm ona onu teselli etmeye çalıştı.. Belediye personelinden birileri kadını sakinleştirmeye çalıştıkça o avazı çıktığı kadar bağırdı, kendinden geçti. Bu tablo karşısında Aktaş “ben bu sahnelere 19 yıldır alışığım. Rahat olun. Ablacığım çok ayıp, anam yaşındasın. Ben geldiğimde sizlerin yanından geçtim, hiçbir şey söylemedin, şimdi ayılma bayılma numaraları yapma bana. Bir derdin varsa devlet yanında merak etme. Bir belediye başkanı konuşmaya çıktıktan sonra bu işler anlatılmaz” dedi.
Muhalif medya mal bulmuş mağribi misali bu sözden hareketle, “Bir kadına böyle muamele edilmez, kadına hakaret etti, böyle üslup mu olur” gibi sözlerle Aktaş’a linç operasyonu başlattı.
Protestocu kadınlarla aramda bir metre mesafe vardı ve gelişmeleri an be an izledim. Kadın kendi düşüncesine göre mağdur edilmiş olabilir ama yaptığı hareket hiç de doğru değildi. Hele ayılıp bayılma numaraları bir kadına yakışmayacak boyutta idi.
Hal böyle olmasına rağmen Aktaş, programın sonunda protestocu kadınların yanlarına gitti, yapmış oldukları hareketin doğru olmadığını söyledi,” ben her zaman halkla iç içeyim, istediğiniz zaman benimle görüşebilirsiniz, bu tür eylemlerle bir yere varılmaz, derdiniz nedir “ diyerek kadınları dinledi.
Bu arada protestocuların lideri pozisyonunda olduğunu gördüğüm kadın fenalaştığını söyledi. Bunun üzerine Aktaş arkadaşlarına talimat vererek kadını hastaneye gönderdi.
Tam o sırada kadınlardan biri yanı başımda bulunan kadına tebessüm ederek sessizce bir şeyler söyledi, bunun üzerine kadın benim ve yanımdakilerin duyabileceği şekilde “ele olmasaydı bele olmazdı” diyerek planlarının tuttuğunu ima etti.
Ve muhalif basın da cep telefonundan çekilen video ile Aktaş'a yüklenmeyi marifet saydı.
Görmeden, dinlemeden, işin özünü bilmeden yorum yaptı.
Oysa bunu adı düpedüz dışardan gazel okuma idi.