Şöyle bir çevrenizi gözlemleyin…
Her işi tereyağından kıl çeker gibi halleden öylesi becerikli, kabiliyetli ve de marifetli insanlarımız var ki, inanın dünya ters dönse onlar yinede zeytinyağı gibi hep suyun yüzünde kalırlar.
Ve sonrada hiçbir şey olmamış veya hiçbir şey bilmiyormuş gibi hayret ifadesiyle sağa sola sorular yöneltirler.
“Ne olmuş!”
“Allah Allah öylemi ya…”
“Kim yapmış…”
“Vay anasını be…”
“Yakıştı mı yani, eğer yapmışsa fevkalade yanlış yapmış…”
“Bu tür işleri yapanlar mutlaka cezalandırılmalı, yanlarına kâr kalmamalıdır.”
“Edep yahu, bu da yapılacak iş mi yani…”
Bilmiyorum bu sözler size bazı hatırlatmalar yaptı mı?
Mesela ben çocukluğumdan okul dönemine, gençlik yıllarımdan iş hayatıma kadar bütün evrelerde böylelerini çok gördüm.
Çocukluk yıllarımda bir arkadaşım vardı. Her türlü melaneti yapar daha sonrada hiçbir şey yapmamış gibi bizi büyüklerimize şikâyet ederdi. Okul dönemlerimde öğrencinin biri tahtaya tebeşir atar ve hemen bağırır;
“Hocam tahtaya tebeşir atıyorlar”
Çoğu kez yazılı imtihanlarda ya yanındakinden yada önünde oturandan yardım ister, kopya ister, alamayınca hemen hocaya dönerek “hocam, beni rahatsız ediyor…”
Hülasa sınıfta kavga çıkaran, gürültü yapan, sınıfın düzenini bozan odur ama ilk şikâyet eden de yine o olur.
Okul bitti, hayat sahnesine geçtik, birde baktık ki aynı kişiler yine var. İsimleri ve cisimleri değişmiş olsa bile yine sahnededirler.
Rüşvetle iş yapan, rüşvet yiyen ve de yediren odur ama “rüşvet alanda verende melundur, şerefsizdir, alçaktır” diyen yine kendisidir.
Fırsat buldukça bir şekilde devleti soyan odur, akabinde “devlet soyuluyor” diye bağıranda…
Bankalardan kredi alıp ödemeyen, hatta firmasının ismini değiştirip bir müddet kamuflaj olup bankaların batmasına sebep olan odur ama bankaların batmasından dolayı en fazla bağıran ve rahatsız olan yine kendisidir.
Derelerimizi kirleten odur, “derelerimiz kirletiliyor” diye bağıranda…
“Vergi kaçıran şerefsizdir, vatan hainidir” diyen ama verginin en alasını kaçıran isim aynıdır..
“Siyaseti dürüst adamlar yapmalıdır, erdemli bir iştir” der ama kendi siyasete atıldığında milleti değil, kendini düşünür ve cebini doldurmaya çalışır.
Hemen hemen her toplantıda söz alıp konuşan ahkam kesen, attı mı mangalda kül bırakmayan, hasılı kelâm hangi taşın altını kaldırsan onlar vardır, ne garip ne acıdır ki…
Ortalıkta fazilet abidesi olarak dolaşan yine onlardır.
Ne zaman aklımız başımızı gelecek, ne zaman bu tip insanların yüzüne tüküreceğiz ve ne zaman bunları toplumdan soyutlayacağız?...
Sağlığımda görebilecek miyim bunu, doğrusu çok merak ediyorum?...