19.12.2022 16:40:00

FUTBOL SADECE SPOR DEĞİLMİŞ

FUTBOL SADECE SPOR DEĞİLMİŞ

futbol sadece spor değilmiş

Bir ay süren son FiFA Dünya Kupası turnuvası boyunca izlediğimiz birbirinden ilginç haber ve olaylar, futbolun sadece spor olmadığını bir kez daha gösterdi.

Öncelikle ev sahibi Katar’ın prestij adına yaptıklarını görünce futbolun dünyaya bakan farklı yansımalarını bir kez daha anlamış olduk. Kendisi spor bağlamında bir varlık gösteremese ve ilk elenen takım olsa bile Katar misafirperverlik, insanlık, İslamlık, kültür, sanat, estetik, turizm vs. adına çok büyük performans gösterdi. Aday olduğu 2007 ve ev sahipliğini yapmaya hak kazandığı 2010 yılından beri yaptığı yatırımlarla da göz doldurdu. 
İlk defa sıcaklar sebebiyle kış dönemine alınan ve 20 Kasım’da başlayan turnuva 18 Aralık’ta oynanan Arjantin- Fransa finali ile sona erdi ve Arjantin dünya şampiyonu oldu.

İlk intiba çok önemli

Katar, Dünya çapında ses getiren bir açılışa ev sahipliği yaptı. Geçiş yolları üzerinde Kur’an’dan ayetler, peygamber efendimizden (sav) hadislerin billboardlara asılması, iki bin civarında tebliğ ve irşat ekiplerinin kurulması, muhtelif neşriyatın yapılması, hediye ve ikramların sunulması, yerel kültürün tanıtılması gönlümüzü ısıtan manzaralardı.

Ev sahipliğini İlk alan Müslüman devlet

3 milyondan az nüfusuyla organize eden en küçük ülke olarak Katar, duyduklarımıza göre 220 milyar dolar harcamış. Dünyaca ünlü mimarlarla çalışılmış ve masrafı Rusya’nın 2018’de harcadığı paradan 15 kat daha fazlaymış. Çevre komşu ülkeler de bu ziyaretçi akınından müsbet etkilenmiş ve bir üs haline gelmiş. Ayrıca spor pazarının da buralarda artması bekleniyormuş.
Turnuvanın Katar için ‘ülkenin modern, bilgiye dayalı ekonomiye doğru yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olacağı, Dünya Kupasını Arap ve Batı dünyaları arasında köprüler kurmak için büyük bir fırsat olarak konumlandırdığı’ söyleniyor.

Eleştirilere rağmen

Dünya kupası adına aşırı harcamalara sürdürülebilirlik açısından eleştiriler getirilen Katar’ın devasa yatırımların (8 stat vb) nasıl değerlendirileceği merakla bekleniyor. Ancak Katar’ın benzeri organizasyonlar için önemli konumunu da sağlamlaştırdığı belirtiliyor. 
Katar’daki işçi hakları ihlalleri, ev sahibi yapılması esnasında rüşvet ve yolsuzluk iddiaları, iklim değişikliğine vesile olacağı, eşcinsellik konusu, alkol yasağı, ev sahibi ülkenin Fifa yetkililerine seyirci garantisi verdiği bu yüzden stadyumlara başka ülkelerden para ile seyirci taşındığı iddiası gibi farklı eleştiri konuları da bulunuyor. Hatta yetkililer bunca şatafata ve abartılı harcamalara rağmen İslam aleminde mağdur coğrafyalara gereken ilgi gösterilmediği ve yardım yapılmadığı konusunda da sıkça eleştiriliyor.

Dünya kupasının ardından akılda kalanlar

Eleştirilere ilaveten  Rusya’nın müsabakalardan ihracı, açılışta Amerikalı aktör Morgan Freeman ile Katarlı belden aşağısı olmayan engelli Ganim el Muftah’ın verdikleri mesajlar, İngiltere’de üniversite öğrencisi olan Ğanim’in konumuna rağmen bir çok engeli aşan, sporla iştigal eden, motivasyon konuşmaları yapan, sosyal medyada 3 buçuk milyon takipçisi  olan kişi olması, ilk kez kadın hakemlerin görev alması, Japonların nezaket ve nezafet adına turnuvaya katkıları, Katarlıların yöresel ikramları, stat önlerinde cemaatle namazlar ve onları meraklı gözlerle izleyen yabancı misafirler, Fas’ın tarih yazması, gol sevincini secde ile yapmaları vs. unutulmaz sahnelerdi.

Fas İslam Alemini ayağa kaldırdı

Özellikle gol sevincini secde ile tamamlamaları, bazı futbolcuların sevinçlerini anneleriyle paylaşmaları, sadece Fas’ta veya Katar’daki seyircileri değil, dünyada birçok inançlı insanın gönlünü fethetti. Bir Müslüman ülkenin başarısına İslam aleminden coşkulu desteğin gelmesi, İspanya ve Portekiz’i elemeleri, yarıfinale yükselmeleri de en çok konuşulan mevzular arasında yer aldı. 
Fas milli takımı ve taraftarları yarı finalde kendilerini yıllarca sömüren Fransa’ya karşı oynamak istiyorlardı; istedikleri oldu ama özellikle ikinci yarıda çok iyi performans sergilemelerine rağmen mağlubiyetten kurtulamadı ve finale yükselemediler. Bu turnuvada ilk elenen Katar ve yarı final maçında elenen Fas verdikleri iyi sınav ve güzel örneklikleriyle gönüllerimizin şampiyonu oldular.

2030 Taliplileri

FIFA Dünya Kupası 1930 yılında en iyi futbolu olduğu kabul edilen Uruguay’da başlayıp o tarihten bugüne 2. Dünya savaşı yılları (1942, 1946 kupaları) hariç 4 yılda bir organize ediliyor. Bu yılki de dahil bugüne kadar 22 kez düzenlenmiş. Şampiyonluk 8 ülke arasında paylaşılmış. Beş kupa ile en çok Brezilya lider olurken, Almanya ve İtalya dörder şampiyonluk kazanmış. Ardından bu yılki dahil Arjantin üç, Uruguay ve Fransa ikişer, İspanya ve İngiltere birer şampiyonluk ülkelerine götürmüşler.
Gelecek 2026 yılı Dünya kupasında ABD, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliği yapılacağı biliniyor. 2030 Dünya kupasına ev sahipliği yarışında Arjantin, Şili, Uruguay ve Paraguay iş birliği yaparak ortak müracaat yaptı. Uruguay 1930’da ilk Dünya kupasına ev sahipliği yaptığı ve ilk dünya kupasını kazandığı için 100. yılında yeniden şampiyon olmak istiyor. Öte yandan 2030’da İspanya ve Portekiz de birlikte hatta Ukrayna da dahil edilerek ev sahipliği yapmak istiyor. Yunanistan, Mısır ve Suudi Arabistan’ın da ortak teklif sunacağı konuşuluyor. Ancak 2030 ev sahipliği için Fifa’nın kararını 2024 yılında açıklaması bekleniyor.
2030’a aday ülkeler arasında konuşulan Türkiye, EURO 2028 ve 2032’ye ev sahipliği yapmak için müracaat dosyasını UEFA’ya verdi.

En Popüler spordan prestij devşirme

Futbol 5 milyardan fazla taraftarıyla Dünyanın en popüler sporu olması sebebiyle Fifa Dünya kupasına ev sahipliği yapmak ülkeler arasında bir onur ve prestij sebebi sayıldığı görülüyor. Kıyasıya yarış biraz da onun için.
Özellikle futbolun eğlendiren, birleştiren, kaynaştıran yönünden uzak centilmenliğe yakışmayan ve çığırından çıkarıcı yönleri ara sıra nüksetse de futbol veya genel anlamda spor sadece spor değilmiş onu bir kez daha öğrendik. Dünyada söz sahibi olmak adına siyasi, iktisadi, idari, coğrafi, hukuki, askeri vb. gibi alanlarda güçlü olmaya bağlı olduğu gibi spor da en önemli mecra haline geldi. Ülkemizde hemen tüm spor dallarında içerde ve dışarda önemli şampiyonluklar kazanan sporcularımız, onlara destek olan sponsor kuruluşlar ile ilgi ve teşvikiyle yol açan devlet kurumları sayesinde dünya yarışında önemli kazanımlara imza atılması çok sevindirici bir mahiyet arz ediyor. Kültür, sağlık, huzur ve barışa hizmet eden tüm spor alanlarında millet ve devlet olarak daha güçlü olabilme, zirve yarışında dünyada en iyi ülkeler arasında yer alabilme ümidiyle doluyuz.