Aylin PEDAL


HANGİ MANADA BAYRAM SANA?

HANGİ MANADA BAYRAM SANA?


HANGİ MANADA BAYRAM SANA?

   Hedef şaşırtmadan nokta atışıyla kendimizden olan bitenedir okuduklarımız, yazdıklarımız. ‘Herkesin hayatını şahsına münhasır deneyimleriyle sabitleyen olguların ardındaki gerçekler, kendimizden kendimize yansımalarımızdır.’, ifadesiyle yola devam ederiz yüzümüzde kocaman bir gülümsemeyle kendimize gelince. Ninnilerin artık uyutmadığını idrak edebilen bilinçlerle muhabbetin deminde bulurken kendimizi, eteğimizdeki taşlar da birer birer dökülür, hafifletir yükümüzü an be an. Olanın tam da zamanında zahire çıktığını sezen için yoktur veryansını geçmişin.

   Öfkeni, kinini, üç kağıtçılığını, kıskançlığını, hırsızlığını, yalanını, dolanını, kılıfına uydurmalarını, varken yok dediklerini, sevgisizliğini, sahteliklerini, kaçışlarını, irili ufaklı egonu kurban etmek yerine yılın belli döneminde aldığı candan medet umarak mühürlü kalbinin ardına mı sığınırsın?

   Masal bu ya zamanın birinde -eş zamanlı belki de birçok yerde- aile kaynaklı ticaretiyle nam salmış bir tüccar, gelenek göreneklerine göre, sorgulamadan, aslını astarını araştırmadan, içerdiği asıl manayı okumayı akıl edemeden, atalarından duyduğunu tek doğruyu tartışmasız kabul ederek, ezberlediği her türlü şartı yerine getirmiş getirmesine de, bir yüreğini, bir de cebini açamamış kendi canparesine. Türlü kılıflar uydurarak, ali cengiz oyunlarıyla sözde büyük aşkıyla beraber polinlediği basit küçük  planlarıyla ‘Rabbena, hep bana.’, demiş, olanı yürütmüş, yargı önünde ‘Beş parasızım’ başlıklı yazdığı senaryoyu ezbere ötmüş, uydurduğu bir hastalığın kisvesi altında ‘Ölüyorum, işsizim, borçluyum’ ifadeleriyle adaleti şaşırtmaya onlarca kez teşebbüs etmiş, ‘Boş kağıtta imzaları var.’ nakaratlı kendine ait asılsız bestesinin ses getireceğinin zannıyla kendi dükkânını tıkır tıkır işletirken, sermayesini kara tavşiye yüklemiş. Zengin ticaret erbabı, sıratını garantilemek için her bayramda kurban ede dursun koçları, gel zaman git zaman yanlış hesabın uzak diyarlardan geri dönüşüyle çakma Alice'in harikalar diyarındaki şaşalı bir o kadar da avare gezintisi, kimin eli kimin cebinde sorusunun bilindik yanıtını gözler önüne serivermiş. Yaratılandan da sual olunmaz diyeceğim de, Porschelerde gezip, X2 BMWler hediye ederek yokluk edebiyatı yapmak ancak koca gönüllü olmayanların, adam kelimesinin üzerlerine bol gelen şahsiyetlerin, kendilerinden kaçarken en büyük tuzağa yakalanacağından bi haber korkakların, keselerini, banka hesaplarını masumların rızıklarıyla dolduran arsızların, nefes sayısı belli bir ömürlük geçici dünya sefasının büyüsüne kapılıp kul hakkı yiyenlerin işidir.

Yürekli, babacan insanların yapıp ettiklerinin affı adına Tanrı’ya kurban edeceği ne bir cana, aklanabilmek için ne sembolik kana, ne tavaf ederek kavuşacakları ayrı bir varlığa, ne de salt istekleri olsun diye çıkarları uğruna el açarak yalvarıp yakaracakları bir yaratıcıya ihtiyaçları vardır.

   Dünyasal varlığını sıfıra yakın lanse etmiş markalara gelince… Kaçtığın da, aşırdığın da, çırptığın da, sakladığın da, ayrıştırdığın da, ittiğin de, ödemediğin de hatta kestiğin de kendinsin. Benliğini kurban et de uyan babalık!

   ‘Akıl yaşta değil, baştadır.’, deyişi ile ilişkilendiresin büyük kelimesinin içerdiği manayı. Önce en yakınlarının sevgisinin gölgesinde soluklanasın. Kırmadan, incitmeden yaşatabilmeyi örnek alasın illaki izinden gideceksen atalarının. FAKR’ın gerçek manasına sahip çıkasın ki huzurun ilk kıvılcımını kendi içinde ateşleyesin. Oku ki, işletim sistemini güncelleyesin. Sorgula ki, aklını çalıştırabilesin. Kavra ki, varlık aleminin sana hizmette olduğunu anlayabilesin. En önemlisi de, değer ver ki, değer göresin. İşte o zaman, insana her an bayram.

   Tüm canlar yaşasın! Vaktinden önce kimseler gitmesin.



tuyncay bayer
21.07.2021 19:28:40
evet .bütün açlar doymadıça bütün yüzler ve çocuklar gülmedikçe, zayıflar hukuk karşısında güçlüler kadar güçlü ve haklı olmadıkça, haksızlıklar ve usulsüzlikler yanlara kar kaldıkça,paylaşımşar adil olmadıkça, hala kadınlar katlediilip çocuklar istismara uğradıkça, herkes kendi güven ve huzur içinde hissetmedikçe bayram nedir ve kimedir ?