18.09.2009 18:28:38
Hey gidi günler heeeyyy
Hey gidi günler heeeyyy
Geçmiş zaman ahlakını, geçmiş zaman siyasetçisini, geçmiş zaman ticaret erbabını, geçmiş zaman gazetecisini velhasıl geçmiş zaman ortamını ve insanını arar hale geldik.
Bugün, dünden iyi olmalı diyen yeni nesil ,maalesef geçmişin özlemini çekiyor.
On dervişe bol gelen bir hasırın yanında, bu koca dünya iki siyasetçiye nasıl dar gelir bir türlü anlamış değilim. Derviş mi kanaatkar, siyasetçimi obur, gözü doymaz…
Eskiden ticaret erbabında edep vardı, adap vardı, bugünkü çek senet gibi şeyler hemen hemen yok gibiydi.
Bir alışveriş mi yaptınız, ‘falanca gün ödeyeceğim’ dendi mi bitmişti iş. Çünkü, geçmişte söz namustu ve namus kavramının üstünde başka hiç bir şey yoktu. Günümüzdeki gibi söz ve namus ayaklara düşmemişti.
Eskinin ticaret erbabı, ‘Komşusu Açken Tok Yatan Bizden Değildir’ Hadisini adeta kendisine rehber edinmişti. Eğer komşusu siftah yapmamışsa, ‘Ben siftah yaptım’ diyerek müşterisini alıp siftah yapmamış olan komşusuna götürürdü.
Eskiden adam gibi gazeteciler vardı, fikir adamıydı, dava adamıydı. Çok okur, çok gezer etrafı ile yetinmez dünyayı tanımaya çalışır vede sadece gazetecilik mesleğini icra ederdi. Şimdi moda olan, direkt cebi ilgilendiren, menfaat kokan, halkla ilişkiler, tanıtım, danışmanlık gibi işlerle ilgilenmezlerdi.
Yine eskiden adam gibi siyaset yapanlar çoğunlukta idi. Namuslu insanlar namussuzlar kadar cesurdu ve namussuzlar hep azınlıkta kalırdı, seslerini çıkaramazlardı.
Şimdilerde ise, namussuzların sesleri çoğaldı. Namuslu insanlar ise, neredeyse seslerini çıkaramaz hale geldiler.
Eskiden siyaset vatan için, millet için yapılırdı. Siyasetçi bu değerler uğruna mücadele verirdi. İçinde gelecek kaygısı yoktu, Allah rızası için bir müddet bu millete gerçekten hizmetkarlık yapmak için göreve talip olurdu.
Rahmetle yad ediyorum, Cumhuriyet tarihimizin ilk Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt’un “Devleti yönetenler yoksul kalmaya mahkumdurlar, aksi halde millet yoksul kalır ki; Biz bu savaşı, milletin zengin olması için yaptık” sözlerini hatırlatmak isterim.
Var mı şimdilerde böyle bir siyasetçi? Var mı çevrenizde yukarıda bahsetmiş olduğum özellikte ticaret erbabı? Veya etrafınızda sadece ve sadece halkın gözü ve kulağı olan, menfaatin zerresini dahi düşünmeyen kaç gazeteci var?
Hani, bugün dünden iyi olacaktı? Hani, daha ahlaklı, daha bilgili, daha kültürlü, daha huzurlu bir nesil yetişecekti?
Mısır’da Piramitleri yapan, Sultan Ahmet’teki Dikilitaşı diken, Edirne’de Selimiye camisini inşa eden, yumurta ile harç yapıp, eserler ortaya çıkaran beyinler nerede şimdi?
Hani, bugün dünden iyi olacaktı?
Ben dünümüzü, geçmişimizi arıyorum.
Geçmişteki insanları, geçmişteki bayramları özlüyorum.
Velhasıl, havasıyla, suyuyla, eski hormonsuz dünyamızı özlüyorum.
Eski Bayramlarımızın özlemiyle Ramazan Bayramınız tebrik ediyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum…
Hey gidi günler, hey gidi bayramlar heeeyyy….



