7.06.2010 18:28:02

KISSADAN HİSSE

KISSADAN HİSSE

Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim, tebdili kıyafet edip, şehri dolaşmaya başlamış ve yolunun üzerinde bulunan Kuşlar Çarşısına da uğramış…

 

Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim, tebdili kıyafet edip, şehri dolaşmaya başlamış ve yolunun üzerinde bulunan Kuşlar Çarşısına da uğramış…

Avcılar avladıkları kuşları, tuzakçılar yakaladıkla-rı maharetli, eğitimli, güzelim kuşları satıyorlarmış… Padişahın  gözü çarşıdaki  kekliklere ilişiyor…

Bakıyor, içerisinde bir grup kekliğin bulunduğu kafesin üzerinde , “Tanesi 1 altın”  yazıyor.

Hemen onların yanı başında asılı, adeta altın bir kafesin içinde bir keklik daha görüyor… Bu kafesin üzerinde ise, “fiyatı 300 altın” diye yazıyor.  Padişahın kafası  300 altınlık kekliğe takılıyor…

“Hayırdır” diyor satıcıya,  “Bunun diğerlerinden ne farkı var ki, bunlar birer altın, bu 300 altın?”

Satıcı, “Bu keklik özel eğitimli, çok güzel ötüyor. Ötmesi bir yana,  bunun ötüşünü duyan ne kadar keklik varsa hepsi onun etrafına doluşuyor” diyor…

“Tabii bu arada avcılarda, o etrafa doluşan keklikleri daha rahat avlıyorlar” diye de ekliyor.

Padişah bir an duraklıyor  ve hemen karar veriyor,  “Ben bunu satın alıyorum” diyerek, 300 altını verip kekliği alıyor…

Padişah, satın aldığı kekliğin kafasını hemen oracıkta  koparıyor…

Adam şaşkın, tebdili kıyafet yapmış olan Padişaha,  “Be adam ne yaptın? En maharetli kekliğin kafasını koparttın” diye çıkışırken,  padişah gürlemiş;

“Bu, kendi soyuna ihanet eden bir kekliktir. Bu ve bunun gibilerin akıbeti er yada geç budur ve de bu olmalıdır”

Evet bu haftaki Kıssadan Hissemiz de  bu…

Şu kadarını söyleyeyim ki,  kendi meslektaşını sadece bir kıskançlık uğruna ayaklar altına almaya çalışanlar, aynı zamanda  kendi mesleğini ayaklar altına aldıklarını bilmelidirler…

Ve bu tiplerin akıbeti de er veya geç keklik gibi olur…

İyi bir hafta dileklerimle…