Misafir

Tarih: 01.02.2022 19:32

KORONA GÜNLERİNDE KOLONYALI GÜNLER

Facebook Twitter Linked-in

2019 yılının Aralık ayına girdiğimizde tüm dünya ve Türkiye Çin de görülen korona ile tanıştı.
Televizyon kanalları tüm dehşeti ile görüntüleri yayınlıyordu.
Astronot gibi giyinmiş insanlar, salgında hastalananları ambulanslarla taşıyorlar ve bir bilinmeyen hastalık tüm dünyaya yayılıyordu.
Adına covid 19 denildi.
Alınan önlemler hiç fayda etmedi ve Mart 2020 de Türkiye de ilk vaka görülmeye başladı.
Vakaların artmaya başladığı günlerde hepimizi saran korku, nereye gidiyoruz, nasıl korunacağız, tedavisi olmayan bu salgın içimizi korkuyla doldurmuştu.
Her doktor farklı bilgiler veriyordu.
Ellerimizi kaç saniye yıkamamız gerektiğini, kalabalıklardan uzak durmamızın hastalıktan korunmak için tek çare olduğunu öğreniyorduk.
O günlerde fark ettik kolonyanın mikroplardan koruduğunu.
Bizler bayramlarda, özel günlerimizde kolonya ile karşılardık sevdiklerimizi. Hasta ziyaretlerimize kolonya götürmek gibi adetlerimiz vardı.
Görülen şuydu; Kolonyaya çok ihtiyacımız vardı. Fakat piyasada kolonya tükenmişti.
Yoktu işte, aranınca bulunmuyordu.
Hiç unutmam 17 Mart 2020 de eşim İstanbul a gidelim çocukları görüp kolonya alıp geliriz dedi.
Korktum gidemedim. Kendisi çok cesaretli ve macera sever olduğu için gitti. Akşama bidon bidon pe re ja kolonyaları ile döndü. Çok uzun bir kuyrukta bekleyerek kolonyaları almış dönmüştü. O günler de henüz maskeli hayatımız yok. Tartışılıyor, takalım takmayalım diye.
Sabaha karşı inlemesi ile uyandım. Ateşi 38.5 du.
Hemen hastaneye koştuk. Ateş düşürücü iğne, ilaç derken yorgunluğu da geçince düzeldi şükür.
Kolonya ile dezenfekte olmadan çok yıllar önce kolonya şişeleri toplamaya başlamıştım. Nereden sardı bu merak bilmiyordum.
Kız kardeşim İznik te köylü pazarından aldığı aynalı kolonya şişelerini hediye etmişti bana.
Ayrıca renkli değişik şişeler içinde kokular alıyordum. Ama ben bir şişe arıyordum. Yuvarlak formlu cam içinde yeşil renkli kolonyayı arıyordum.
Çok eski yıllarda evimizde bayramlarda çikolata ve bu şekilde bir şişe içinde kolonya vardı. 
Bu çocukluğumun bayram kokusuydu.
Yıllar içinde biriktirdiğim şişelere değişik renkte kolonyalar doldurtmaya başladım. Eski usul pompalarla dolum yapan dükkanda aynı renkte kolonya görünce sordum.
Yalova Geceleri kokusuymuş.
Aynı koku ve geçmişe yolculuk. 
Ben çocukluğumu arıyormuşum. Tanıdık bir koku insanı beş yaşına götürebiliyormuş.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —