Mehmet Hanefi YILDIRIM


ÖNCE PARTİM YERİNE ÖNCE ÜLKEM

ÖNCE PARTİM YERİNE ÖNCE ÜLKEM


ÖNCE PARTİM YERİNE ÖNCE ÜLKEM

 

Yeri ve zamanı mı bilmiyorum.

Aklıma gelmişken sizinle paylaşayım dedim.

Hiç düşündünüz mü, seçmen hangi gerekçelerle daha önce oy verdiği bir partiden vazgeçer, bir başka partiye oy verme, onu deneme ihtiyacı duyar.

Elli yıl, otuz yıl ben şu partiliyim diye övünen, şartlar ne olursa olsun partisini terk etmeyen fanatiklerden bahsetmiyorum.

Mantığı ile hareket eden, ülke geleceğini düşünen, önce partim demeyen, yaşadığı memleketin kalkınmasını, muasır medeniyet seviyesine yükselmesini, hatta onu da aşmasını dert edinen sorumlu vatandaşlardan bahsediyorum.

Sorumu yineliyorum.

Seçmen hangi gerekçelerle daha önce oy verdiği partisini terk eder, başka bir parti arayışı içerisine girer?

Bu sorunun tek cevabı güvenin sarılması olsa da, araştırmacıların yaptığı anketler sonucunda şu gerekçeler ön plana çıkıyor.

Dürüst olmaması, yolsuzluğa müsaade etmesi, başarısız siyasi politikalar, güven vermemesi, halkına sahip çıkmaması, iktidardaki başarısızlığı, yeterince çalışmaması, çıkarcı olması, fikirlerinden ödün vermesi, yönetimdeki adalet sisteminin bozukluğu, adil olmaması, boş vaatlerde bulunması, yandaşlarını kayırması.

İlk sırada yer alan, “dürüst olmaması” sizce bir şey ifade ediyor mu bilemem ama hangi şart ve zemin olursa olsun bu düşünce de olan bir seçmenin ülkesinin geri kalmışlığından söz etmek mümkün değildir.

Kusuru başkalarına yüklemek yerine, kendimizi çek etmenin zamanı değil mi?

Önce kendimizi düzeltelim, ne istediğimizi bilelim, daha sonra da başkalarını suçlayalım.

Kendimizi düzeltmedikten sonra ne dersek diyelim boş.

Unutmayın körü körüne partizanlık hem size ve hem de gelecek nesillere zarar verir.