ÖNCELİK HASTA MI MÜZE Mİ?
Bir işin aslını astarını öğrenmeden söz söylemekte mahiriz.
Hele İnegöllü birinin yerine başka bir yerden birileri tayin edildiyse, kişinin icraatına bakmaksızın kendisine cephe alır, onu yermek ve başarısız olduğunu göstermek için fırsat kollarız.
Açık ifadeyle maksadımızın üzüm yemek olmadığını, bağcıyı dövme olduğunu her yerde gösteririz.
Birkaç günden beri hastane içerisinde konuşlandırılan müze için fısıltı gazetesi faaliyette.
Kimi bu müzenin içindeki araç ve gerecin Ankara’ya gönderileceğinden, kimi de, kapatılıp sahiplerine iade edileceğinden söz etmekte.
Önce şunu söyleyeyim ki, kısa zaman önce hastane başhekimliğine atanan İlyas sarı, göreve başladığı günden bugüne hastanemizde var olan aksaklıkları çözme yolunda büyük mücadele vermekte.
Poliklinik hizmeti ve ameliyat edilen hasta sayısında geçmişe oranla yüzde elli artış olmuştur.
Zarfa bakarak mazrufu suçlamak doğru değildir. Tarafsız bir gözle bakıldığında hastanemizde çok ciddi gelişmelerin olduğu ortadadır.
Bunu görmezden gelmek ve söyletmen vurun dercesine başhekim ve yönetimini hedefe koymak doğru değildir.
Önce şunu söyleyeyim ki hastane binası içerisinde yapılan müze yasal değildir ve sağlık bakanlığından izin alınarak yapılmamıştır. Ne Bursa sağlık müdürünün ve ne de bakanlığın bina içerisinde bir müzenin olduğundan haberi yoktur.
Hastanemizde yatak ve poliklinik sıkıntısı var iken, 500 m2 lik yerin müze olarak kullanılması doğru değildir.
Elbette müzeye araç gereç verenler bu durumdan rahatsızlık duyabilir. Haklı olabilirlerde.
Bu müzenin dünyada bir ilk gibi lanse edilmesi de doğru değildir. Bir yerin müze olabilmesi için içindeki emtianın tarihi değer taşımış olması lazım.
Oysa orada bulunan araçların birçoğu aslına uygun bir şekilde kamyonetten veya başka bir araçtan çevrilerek ambulans haline getirilmiştir.
Lütfen yanlış anlaşılmasın, yapılanları ve verilen bağışları küçümsüyor değilim, gerçeğinde bilinmesini istiyorum.
Hastane içerisinde böyle bir müzenin olması yasal olmadığı gibi doğru da değildir. Gelen yönetim bu hatayı düzeltmek istiyorsa, bir bardak suda kıyamet koparmanın yersiz olduğu düşüncesindeyim.
Sağlık müzesi olmalı mı? Elbette olmalı.
Burada bulunan araç ve malzemeler Ankara’ya veya başka bir yere gönderilmeli mi?
Asla.
Yapılacak tek şey, İnegöl belediye başkanı Alper Taban bir an önce harekete geçerek, İnegöl’e bir sağlık müzesi kazandırılması yönünde kolları sıvamalıdır.
Bu süreç içerisinde de hastanenin içinde bulunan tüm malzemeler itinalı bir şekilde muhafaza edilmelidir.
Uzun lafın kısası hastaneye gelen vatandaşın derdi müze görmek değil, hastasını bir an önce tedavi ettirip huzur içerisinde evine dönmektir..