3.04.2025 10:45:00

VOLKAN KONAK

VOLKAN KONAK

VOLKAN KONAK 

Kendi ayıbımızı görmeyiz. 

Başkalarının iman ve ahlakı üzerinde söz söylemeyi, dedikodusunu yapmayı vazife sayar, bir hükme varır,

“bu adam külli kafirdir” der, işin içinden çıkarız.

Sanırım Volkan Konak için söylenmeyen söz, yazılmayan bir kelime kalmamıştır.

Kimi sarhoş, kimi ayyaş, kimi dinsiz dedi.

Kimi rahmet diledi, kimi geberdi, kimi de hırsını alamadı, ateşi bol olsun mesajlarını yazdı.

Güzel bir sözümüz vardır, derler ki imam osurunca cemaat sıçar.

Bir yandan İslamiyet, sevgi, kardeşlik ve hoş görü dinidir diye anlatacaksın, öte yandan İsra Süresi 70. Ayette geçen, “Biz insanları yarattığımız varlıkların birçoğundan üstün kıldık” sözüne muhalefet edip Allah’ın üstün kıldığı insan için geberdi diyeceksin. 

Bir müftü, böylesi yakışıksız kelimeyle duygularını dışa vuruyorsa, gerisini siz düşünün.

Onu yakından tanımadan ve bilmeden, okuduğu şiirle yargıladılar, küllerimi savurun sözlerini ona mal ettiler.

Vatanseverliğini, Atatürk hayranlığını, devrimciliğini işlerine geldiği gibi yorumladılar.

Sahnede yaptığı şovları dikkate aldılar.

Siyasilerin meydanlarda söylediklerini duymadılar. Yalan söyleyerek, hak yiyerek, insanları aldatarak iktidar olanlar için bir çift söz söylemekten çekindiler.

Namusuyla, edebiyle, alın teri dökerek evine helal rızık götüren birine, ahrette verecekleri hesabı düşünmeden “geberdi” sözcüğünü rahatça kullandılar.

O bir Atatürk hayranıydı, Nazım Hikmet sevdalısı, Trabzon aşığıydı.

Yaptığı söyleşilerle onu tanımaya çalışalım.

Bakınız Volkan Konak ne diyor;  “başınıza olumsuz bir şey gelebilir, travma yaşayabilir, ailenizde problem, ticari hayatta sıkıntı çekebilirsiniz. Sırtüstü uzan gökyüzüne bak. Deki bunlar hayatın içinde varmış, kabul et.  Ben öyle yaptım ve kabul ettim. Dünya bize sunulmuş bir armağan, bu armağanınızı iyi değerlendirin. Bugün de yaşıyorum, çok şükür diyeceksiniz.”

Bir başka söyleşide “Yıllarca sizi yalanla ekmekle beslediler. Dünya ya kuşbakışı baktık, kuş beyinli olmadık. İnsanlar benim bestelerimi, tuttuğum takımı beğenmeyebilir. Olsun, ben onlarla ahbaplık ederim. Türkiye’mi sevmeyen bir insanla ahbaplık edemem asla.”

Devam ediyor Konak, doğduğum kasaba ve yakın çevrede, babası olamayan çocukları okutuyorum. Şu an 55 çocuk. Seneye bu rakamı yüze çıkarmak niyetindeyim. Babası olmayanlara baba olamam ama amca olurum.

Dünya ya el gibi çıplak geldim, çıplak gideceğim. 

Bıraktığın senin değil, paylaştığın senindir,” sözleriyle hayata bakışını bizlere anlatmıştır.

Onun vasiyeti; Karadeniz de, Maçka da düz tarlada Konakoğlu mezarlığında babasının yanında ceviz ağacının altına gömülmek. 

Dün bu vasiyeti yerine getirildi. 

O mert bir insandı, dürüsttü. Vatanseverdi, yarimin yanağından başka her şeyimi paylaşırım diyen biriydi.

Hayırsever di. Açmış olduğu kampanyalarla şehrine çocuk onkoloji bölümünü açılmasına vesile olan adam gibi bir adamdı.

İslam dini hakkında ağzından olumsuz tek bir cümle dahi duymadığım biri için, Allah la kulun arasına girip hüküm vermek bay müftüye yakışabilir, bana ise, Allah’ın sonsuz merhametine bırakıp, Mevla rahmet eylesin demek düşer.