YANLIŞ HABER BİLİNÇLİ ALGI
İnegöl’ de gazete çıkardığım gün “Hak bildiğin yolda yalnız dahi kalsan yürüyeceksin” demiştim. O günden bugüne tam 41 yıl geçti.
Ne hak bildiğim yoldan şaştım ve ne de yalnız kaldığım yolda yürümekten vazgeçtim.
Dost düşmanlığını görmüş birine, düşmanın fesatlığı vız gelir tırıs gider.
Ben doğru bildiğimi yazmaya, İnegöl’ün hayrına gördüğüm konuları dile getirmeye devam ettim, edeceğimde.
Ne kendimin menfaatini düşünerek haber yaptım ve ne de uydurma haberlerle halkı aldatma yolunu seçtim.
Ne üç kuruş para uğruna kalemimi sattım ve ne de elime düşen fırsatları lehime kullanmayı tercih ettim.
Herkesin bir şekilde köşeyi döndüğü zaman diliminde, Hakkın verdiğine razı oldum. Ayağıma gelen teklifleri elimin tersiyle ittim.
Bir insana verdiğim sözü tutmadığım olmamıştır. Allah göstermesin bir saat bile öyle bir durumla karşı karşıya kalsaydım, ölmeyi tercih ederdim.
Ama görüyorum ki yüzlerce insana verdiği sözü tutmayanlar, mahkemede yalancı şahitlik yapanlar, utanmadan sıkılmadan arlanmadan ekin iti gibi ortalıkta dolaşmakta.
Ne yazacaktım, nerelere geldim.
Geçelim..
Sadede geleyim. Birkaç gündür Hastane müzesiyle yatıp kalkıyoruz.
Kimi araç, alet ve edevatın Ankara ya taşınacağını pompalıyor, kimi müzenin tamamen kapatılacağını söylüyor.
Bir bardak suda fırtına koparılmaya çalışılıyor.
Kimi de muzaffer bir komutan edasıyla Başhekimle görüştüklerini söyleyerek müzenin yerinde kalacağının müjdesini sosyal medyadaki hesabından veriyor.
Kamuoyunu aldatmayı, söylenenleri çarpıtmayı marifet sayıyorlar.
Yapılmak istenilen “biz yaptık, baskılar sonuç verdi, biz kabul ettirdikten” öte bir şey değildir.
Yani, samimiyetten uzak, kompleksli insanların ego şişkinliği.
İnegöl halkını düşünen herkes, hastanede yatak ve poliklinik sıkıntısı yaşanırken 500 m2 lik bir yerin müze olarak kullanılmasının yanlış olduğunu bilir.
Bu konu gündeme geldiği günden bu güne hep aynı şeyi söylüyorum ve de ısrar ediyorum.
Mademki müze yapılmış, bir emek sarf edilmiş o halde korumak bize düşer.
Belediye Başkanı Alper Taban elini taşın altına koymalı, kültür park veya başka bir yerde bu müze yaşatılmalıdır.
Mesaisini eften püften işlere, gezi notları yazmaya, gelen misafirleri müzeyi gezdirmeye ayırmayan, yaptığı işin sağlık olduğu bilincinde olan, hastanedeki kangren olmuş konuların gece gündüz demeden üstesinden gelmeye çalışan bir başhekimimiz var.
Alkışlamak ve ona destek olmamız gerekirken, onun çalışma azim ve şevkini kırmaya çalışmak milliyetçilik değil, olsa olsa İnegöl halkına ihanettir.
Tavsiyem odur ki, elinizi vicdanınıza koyun, dün ile bugünü mukayese edin. Çalışan insanları kimliği ile değil, yaptığı işle değerlendirin.
Nefisleri adına sosyal medyadaki sayfalarında yalan ve yanlış bilgi ile akıllarınca algı yapmaya çalışanları, biz yaptık, biz hallettik diyenleri de kamuoyuna havale ediyorum. Allah ıslah etsin.