Menü Medya Yıldırım l Güncel Haber Kaynağı
Mehmet Hanefi YILDIRIM

Mehmet Hanefi YILDIRIM

Tarih: 30.09.2009 18:28

ADINI SİZ KOYUN!...

Facebook Twitter Linked-in

Bazen öyle gelişmelere şahit oluyorsunuz ki, gördüğünüz olaylar, duyduğunuz sözler karşısında mantığınızın durduğunu fark eder, adeta küçük dilinizi yutar hale gelirsiniz.

Bazen öyle gelişmelere şahit oluyorsunuz ki, gördüğünüz olaylar, duyduğunuz sözler karşısında mantığınızın durduğunu fark eder, adeta küçük dilinizi yutar hale gelirsiniz.

Çünkü, o gördüklerinizin ve duyduklarınızın akılla, mantıkla insanlıkla veya son zamanların moda terimi hoşgörü ile izahı pek mümkün değildir.

İsimlerini vermeyeceğim…

İnegöl siyaset arenasındaki bu iki kişiyi sizlerde iyi tanıyorsunuz. Halen belli siyasi görevlerde olan bu iki politikacıyı düşünün, daha önce bir şekilde aynı kurumda birlikte çalışmışlar, gün gelmiş bu iki kişi iktidar merakı, koltuk sevdası, hülasa benlik kavgası yüzünden birbirlerine rakip olmuşlar. Biri, diğerinin hakkında “Onun bana atmış olduğu kazığı ve benim aleyhimde yapmış olduğu dedikoduları ömrüm boyunca asla unutamam, onu bu seçimde biriken kinimle mahvedeceğim” diyor.

Diğerinin ise, bir başka yerde ağza alınmayacak sözlerinin yanında “Onun siyasi hayatı  bitmiştir, birlikte olmamız artık mümkün değil, onu nefretimle yok edeceğim. Hırsız ne olacak, kazandığı haksız paraları şimdi oy avcılığında kullanıyor, seçmene para dağıtıyor, benim afişlerimi para karşılığında indirtip, kendi afişlerini astırıyor, siyaset çok çirkinleşti edepsizlik bu” dediğini duyuyordum.

Birbirlerini hırsızlıkla ve ağza alınmayacak sözlerle suçlayan bu iki politikacıyı birkaç gün önce yan yana, birbirlerine iltifat ederken gördüm. Biri diğerine ‘oğlum evladım’, öbürü ise, ‘benim büyüğüm’ diye hitap ediyordu.

Suratlarına baktım, mimiklerinden anlam çıkarmaya çalıştım, kin ve nefretten yapılmış politika markalı bir maske…

Kendilerine haz, fakat biz seyircilere tiksinti veren, ‘bir insan siyaset adına bu kadar küçülür mü’ veya  ‘küçülmeli mi’ dedirten aşağılık bir tablo.

Bu tip insanlara ne denir, ben bilemiyorum… Artık, Düzenbaz mı, Riyakar mı, Canbaz mı, Üç kağıtçı mı diyeceksiniz, adını siz koyun.

Peki, bu iki zatın halen siyaset sahnesinde yer almalarına, halen mevki ve makam sahibi olmalarına sebep olanlara ne demeli?…

Midem bulanıyor doğrusu…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —