AHLAK OLMALI
Zaman zaman birileri yazılarıma yorum yapar.
Bu gayet doğaldır. Olması gereken de bu.
Kimi benimser, kimi de muhalefet eder.
Ya da hiç kimse beğenmez herkes muhalif olur.
Saygı duyarım.
Yaklaşık 45 yıldan beri İnegöl’deyim.
İnegöl’e geldiğimde 27 yaşındaydım.
Birçoğunuzun bildiği gibi 32 yıl günlük gazete çıkardım.
Yaklaşık 10 yıldır da sosyal medyada bir şeyler yazmaya çalışıyorum.
Yazılarımdan dolayı davalar açıldı, tazminatlar ödedim.
Hiç gocunmadım. Eğer bu milletin hayrına bir şeyler yapabiliyorsam elbette bir ceremesi olmalı diye düşünmüşümdür.
Bu süreç içinde mesleğimi yani etiketimi şahsi menfaatim için kullanmadım. İnegöl’de ilk sarı basın kartı, daha sonra da ilk sürekli basın kartı sahibi olan biriyim.
Türkiye'de gezmediğim iki il kaldı. Tunceli ve Hakkari.
Dünyada 53 ülke gezdim ne belediyenin, ne fetonun ve nede başka bir kurumun desteğiyle veya birilerine yalakalık yaparak değil, ak alnımdan kazandığım helal paramla bu seyahatleri yaptım.
Ne devletin teşviklerinden, ne imara açılacak olan yerlerden ve ne de devletin açmış olduğu ihalelerden nemalanma gibi bir düşüncem olmadı.
Herkesin organize sanayilerini parsellediği noktada ve Akhisar’ın imara açılması söz konusu olduğu zamanlarda, birçokları gibi, birkaç arsa alarak fırsatçılık yapmadım. İcraları ve hacizleri takip edip, “ağlayanın malı gülene nasip olmaz” düşüncesiyle yok pahasına mallarını satın almaya kalkmadım.
Şu anda yaşayan Allah uzun ömür versin Belediye Başkanlarından Muhittin Tanoğlu, Cemal Arık, Alinur Aktaş ve Alper Taban var. Hikmet Şahin döneminden de hakkımı mahşere bıraktığım Burhan Alıcı, Ahmet Sünnetçioğlu var. Sorun bunlara, namusları ve şerefleri üzerine de yemin ettirin. Mehmet Hanefi Yıldırım’a kendilerini övmem için ya da bir başkasını yermem için beş kuruş para verdiler mi veya teklif etme cesaretini kendilerinde bulabildiler mi?
Ne yazık ki beni şantajcı gazetecilerle aynı teraziye koyanlar var.
40 yıldır bunları yazıyor çiziyorum ama yine de bazı kendini bilmez en hafifi ile terbiyesiz, ahlaksız diyeceğim birileri, menfaat karşılığı yazdığımı söyleyip duruyor. Kim güçlü ise onun eşeğine biniyor muşum. Oysa beni tanıyanlar çok iyi bilir ki ben iktidarla kavga ederim. Yazılarımın en ağırını onlara yazarım, çünkü hizmet edecek olan onlardır. Çoğu kez muhalefetle iktidar olana dek dost olmuşumdur.
Ahlak ve edepten yoksun kişiler, geçtiğimiz gün CHP ile ilgili düşüncelerimi yazdığım yazıma, nerede ise Zemci Şahin’den yolunu buldu diyecek kadar alçaklaşan yorumlara rastladım.
Oysa bu alçakça iftiralara başvuracakları yerde yazdığım veya iddia ettiğim konulara mertçe cevap verselerdi daha hayırlı iş yaparlardı.
Bazıları siyaset yapma düşüncesiyle aslı astarı olmayan iftiralarla beni karalama yolunu seçti. İspata davet ettiğimde de yok yanlış anladın, yok ben böyle demek istemedim gibi cevap verdiler. Bu ve buna benzer iftiraları atanlar, sözleri söyleyenler her zaman attıkları iftiraların ve söyledikleri sözlerin altında ezilmişlerdir.
73 yaşında olan biri, bu yaştan sonra siyasetle uğraşmayacağına göre tek arzum ve isteğim İnegöl’e hayrımız ne olabilir düşüncesinden öte bir şey olamaz. Bu hevesi, duyguyu ve isteği de herkes anlayamaz, algılayamaz.
Çünkü onlar cismen İnegöllü, ruhen hiçbir zaman olamadılar. Olsalardı eğer, bir eser bırakmak için gayret gösterirlerdi. Beceremiyorlar mı, hiç olmazsa eser bırakanları karalamaz onları alkışlarlardı. İnsanda önce ahlak olacak ahlak. Bir de en önemlisi Allah korkusu.
Yarın ki yazım CHP den gelen tepkiler.