Gülsema Güngör

Tarih: 22.02.2022 23:18

ANNA KARANİNA/ TOLSTOY

Facebook Twitter Linked-in

Anna Karenina/ Tolstoy

Time dergisinin yüz yirmi beş çağdaş yazar arasında yaptığı ankete göre dünyanın en iyi romanı olan Anna Karenina okuması bitti.

Romanın yarısına kadar Anna'nın aşkını aradı gözlerim, bulunca ve ilerledikçe bu esere neden aşk romanı muamelesi yapıldığını anlamadım. Tolstoy olduğu rivayet edilen Levin karakteri hep önde gitti. Tolstoy'un, devlet, din ve yaşama dair fikirlerini okurken, bir yandan karakter isimlerini akılda tutmaya çalışmak çok yordu.

Ruslarda isim enflasyonu var, bir insanın kaç ismi olur ve bir romanda kaç karakter olur? Ben saymadım Google hazretlerine sordum, "21 karakter" dedi, her birinin de en az üç ismi olunca azıcık ipin ucunu kaçırdım.:))

Anna'nın hazin sonu ile birlikte roman bitseydi keşke dedim, kadını trenin altında bırakıp Levin'in mutlu hayatı ile devam edince, onun yok sayıldığı hissine kapıldım ve Tolstoy'un Anna'yı yasak ilişkisinden dolayı cezalandırdını düşündüm. O yılların Rus yüksek sosyetesinde; herkesin bildiği fakat açık etmediği, sevgilisi, metresi olmayan evli insan yok gibi. Ancak Anna Karenina, Kont Vronski'ye aşkını saklamamış, bu nedenle toplum dışına itilimiş ve beni, havalı Vronski için değer miydi sorusuyla baş başa bırakmıştır.

Anna'yı suçlamadım, acımadım, aksine Rus toplumuna, aristokrasiye, içinde yaşadığı ve onu ilişkisi nedeniyle dışlayan iki yüzlü yüksek sosyeteye baş kaldırması nedeniyle cesur buldum.

Tolstoy'un yazarken sıkıldığı, yer yer zorlandığını söylediği romanı okurken, yazarı gibi sıkılıp, zorlandığım bölümler oldu. Türk okuru için Ahmet Hamdi Tanpınar romanı Huzur'u okumadan önce ve okuduktan sonra; dünya okuru için Anna Karenina okumadan önce ve okuduktan sonra diye bir sınıflandırma yapılırmış. Huzur'u uğurladıktan sonra Anna Karenina'yı ağırladım, öncelerim ve sonralarımın takibindeyim. Kimse sırada Dostoyevski var demesin, bir süre Cin Ali okumaları yapmayı düşünüyorum.:))

Beni Tolstoy ile tanıştıran ablama teşekkürle ve tadını çıkarak, sindire sindire okuduğum kitabın başlangıç cümlesi ile bitireyim:

"Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine özgüdür."

Gülsema


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —