Menü Medya Yıldırım l Güncel Haber Kaynağı
Bayram KAYA    ....................   Edebiyatçı- İlahiyatçı ve Yerel Araştırmacı

Bayram KAYA .................... Edebiyatçı- İlahiyatçı ve Yerel Araştırmacı

Tarih: 26.01.2022 17:04

BİR DAVA ADAMI

Facebook Twitter Linked-in

Bir Dava Adamı Hekimoğlu İsmail’in Ardından

Çocukluğumuzda kitaplarından, gençliğimizde köşe yazılarından tanıdığımız asıl adı Ömer Okçu olan gazeteci, yazar yayıncı Hekimoğlu İsmail abimiz 90 yıllık ömründe bir çok mücadele ve gayret örneği hatıralar ile birbirinden değerli eserler bırakarak geçtiğimiz günlerde (15 Ocak 2022) dar-ı bekaya göçtü. Cenab-ı hak birbirinden güzel hizmetlerini kendisine enis ve yoldaş eyleyip rızası ve cennetiyle mükafatlandırsın.

İlk Hekimoğlu İsmail ismini 70’li yıllarda ortaokul çağlarında babamın kütüphanesinde gördüğüm Minyeli Abdullah kitabından hatırlıyorum. Yıllar sonra bu kitabın bir dönem yasaklandığını,  Mısır’ın Minye kentinde olay kahramanı Abdullah’ın devrin istibdadına karşı dini bir duruş sergilemesini işleyen romanını orduda iken 60’lı yıllarda gizlice yazdığını,  dedesinin adından mülhem müstear Hekimoğlu İsmail adıyla yayınladığını öğrendik. 80 baskıya ulaşan bu romanın aynı zamanda filminin de çekildiğini müşahede ettik. (1989-Yönetmen Yücel Çakmaklı)  

Hekimoğlu abimizin basın yayın dünyasına 60’lı yılların başından itibaren Büyük Doğu yazarlığı ile girmesi, ilk romanını 1965’te Bab-ı Ali’de Sabah gazetesinde yayınlayıp 67’de ilk baskısını yapması ve 70 yılı aşan zaman diliminde kültür dünyamıza çok sayıda eser miras bırakması her türlü takdire şayandır. 
 
Din imam sevdalısı milliyetçi gençliğin oluşmasında büyük emeği geçenlerden birisi olan abimizin bir çok eserini okumak, onlarca konferans ve seminerlerini/sohbetlerini dinlemek nasip oldu. Hitabetleri dolu dolu, ikna edici, bilimsel, içten,  samimi hissiyat ağırlıklıydı. Özel sohbetleri daha da tatlı olurdu. Her insanın bir davası ve ideali olması gerektiğinin altını çizerdi. Bediuzzaman Said Nursi hazretlerinin ilmine, mücadele azmine, cezbedici muhakeme gücüne hayranlığını her sohbetinde dile getirir, askerliği döneminde eğitim için gittiği Amerika’ya bavulunda risaleler götürdüğünü belki de bunun risale hizmetinde ilk olduğunu aktarmıştı.

Bir keresinde ülkemizin sıkıntılı günler geçirdiğinden, din, iman ve ibadetten uzaklaşıldığından bahisle Süleymaniye camiinden bir anısını dile getirmiş, 50’li yılların başında camide bir namaz vaktinde imamdan başka genç olarak kendisi ve bir ihtiyar amcanın bulunduğunu söylemiş, ümitsizliğin kitabımızda yer olmaması gerektiğinin altını çizmişti.

90’lı yıllarda davet ettiğimiz İnegöl’de Belediye Kültür Sarayı’nda verdiği etkileyici konferansı ve ardından yapılan çay sohbetindeki kendine has başlığı / kepiyle mütevazı duruşu hala hatıramdadır. 

Kendi sitesi (http://hekimogluismail.com/yazar/hekimoglu-ismail/) başta olmak üzere değişik mecralardan ibretlerle dolu hayat hikayesini bir kez daha okudum,  hizmet ve gayretine bir kez daha hayran kaldım:

Erzincan Depreminde 2 kayıp yaşamış 
1932 doğumlu Hekimoğlu abimiz İlkokul birinci sınıfa giderken, 12 Aralık 1939 gecesi yaşanan büyük Erzincan depreminde göçük altında kalmış. Kendisi yaralı olarak kurtarılmış ancak abisi ile kız kardeşini bu depremde kaybetmiş, o kışı ailesi ile çadırda geçirmek zorunda kalmış. 1940’lı yıllarda İlkokul ve ortaokulu çok zor şartlar altında bitirmiş.

Okumayı seven bir ruh
Ortaokulu bitirdiğinde bulduğu gazete parçasındaki bir ilanda Zırhlı Birlikler Okulu’na askeri öğrenci alınacağını okumuş, depremden sonra maddi sıkıntı içindeki ailesine destek olmak maksadıyla, astsubay olmaya karar vermiş. 1950 yılında 22 yıl süren bir askerlik hayatı başlamış.
Askerliği esnasında 1952’de Nihal Atsız’ın teşvikiyle bir yandan milliyetçi kitap ve dergileri, bir yandan da Batı klasiklerinin büyük bir bölümünü okumuş. Kendi kendine Kur’an okumayı, Osmanlı Türkçesini ve yardımcı kitaplarla İngilizce’yi öğrenmiş. Sık sık Sahaflar Çarşısı’na uğramaya başlamış.

Hayatını Etkileyen Üstadlar
Osman Yüksel Serdengeçti, Necip Fazıl, Ö.Nasuhi Bilmen,  Bediuzzaman, M.Zahit Kotku, Mehmet Kırkıncı gibi şahsiyetlerin onun hayatında ayrı bir yeri olmuş. 1950’li yıllarda Serdengeçti ve Büyük Doğu dergileriyle tanışmış. O güne kadar hiçbir dinî eğitim almayan ama dergilerde okuduğu İslami hayattan etkilenen Hekimoğlu, araştırmaları sonucu ilk işi Ömer Nasuhi Bilmen’in ilmihalini okuyup namaza başlamak olmuş. Yine aynı dönemde Said Nursi’nin dinî kitaplar yazdığını ve bu yüzden hapiste olduğunu öğrenmiş, bundan çok etkilenip Risale-i Nurları okumaya başlamış.1954’te Zaman zaman Zeyrek Camii’nde Mehmed Zahid Kotku Efendi’nin sohbetlerine katılmış. 1956’da Erzurum’daki görevi döneminde hafta sonları Mehmed Kırkıncı Hoca’nın, Murat Paşa Camii’ndeki sohbetlerine katılmış. 1958’in başlarında bir grup arkadaşıyla Emirdağ’da Bediüzzaman’ı ziyaret etmiş.

Davalı yargılamalı çileli yayıncılık ve yazarlık hayatı olmuş
Türkiye’ye döndükten sonra 1959’da evlenmiş. Evliliğinin ilk yıllarında yazdığı romanından dolayı evi aranmış, pek çok defa sorgulanmış, baskınlara, sorgulara rağmen yazmaktan vazgeçmemiş. Yazıları sebebiyle çeşitli zamanlarda hakkında davalar açılmış, gözaltına alınmış, birkaç kere DGM'ye çıkarılmış, 163. maddeden yargılanmış, Ağır cezada yargılanıp hapis yatmış. 

Üretken bir yazar 
Askerlik esnasında eğitim için gönderildiği Amerika’dan Necip Fazıl’a yazdığı mektup Büyük Doğu’da yayınlanınca bu dergideki yazarlığı başlamış. 1967’de yayın hayatına başlayan İttihad gazetesinde “His ve Fikir” başlığıyla 1971’e kadar köşe yazıları yayımlanmış. 1972 yılında ordudan emekli olduktan sonra Yeni Asya gazetesinde (5 yıl) makaleleri neşredilmiş. 1974’te İstanbul’da Türdav yayınevini kurmuş. 1976’da Sur Dergisi’ni çıkarmış ve dergide on farklı isimle yazılar yazmış. Aynı yıl Hizmet Vakfı’nın müdürlüğünü üstlenmiş; Risale-i Nurlar’ı bastırmaya başlamış. 1982’de arkadaşlarıyla birlikte Timaş Yayınevi’ni kurmuş. 1988 yılında başladığı Zaman ise en uzun yazdığı gazete olmuş.

Felç olmasına rağmen üretmeye devam etti
Hekimoğlu İsmail, 3 Şubat 2002 Pazar günü Eyüp Sultan Camii’nde sabah namazı kılarken beyin kanaması geçirdi ve yoğun bakıma alındı. Dört buçuk ay sonra hastaneden evine taburcu edildi. Hastalık sonrası kısmi felç geçiren sol kolunu ve bacağını kullanmakta zorluk çeken Hekimoğlu İsmail, buna rağmen kitap çalışmalarına, köşe yazılarına kaldığı yerden devam etti.
Roman, hikaye, biyografi, şiir, düşünce-fikir alanında 40’ın üzerinde yayımlanmış eserleri bulunuyor. Yabancı dillere de çevrilen çok sayıda eseri bulunan merhum yazarımızın çocuk kitapları da çok önemli boşluğu doldurmaktadır.

Bunca hizmet emek ve gayretlerinden ötürü kendisinden Allah (cc) razı olsun.. Yeniden mekanı sonsuz rahmetlerle dolsun..


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —