Bayram KAYA .................... Edebiyatçı- İlahiyatçı ve Yerel Araştırmacı

Tarih: 06.07.2022 19:06

ÇOCUKLUK KAHRAMANIMIZIN ARDINDAN

Facebook Twitter Linked-in

Çocukluk Kahramanımızın Ardından

Benim doğduğum yıl (1963) ilk filmini (Şafak Kuşları) çeken, 1937 Eskişehir doğumlu, tarihi ve milli kahramanlarımızı sinema sahnelerinde canlandıran, milli bir ruhun aşılanmasında bazen abartılı da olsa özgüven aşılayıcı karakterlerle milletimize büyük emeği geçmiş çocukluk söylemimizle ‘Cüney Tarkın’ aramızdan ayrıldı.

Yıllar sonra asıl adının Fahrettin Cüreklibatır (Yürekli Bahadır) olduğunu öğrendiğimiz sanatçının asıl mesleğinin doktor olduğunu duyduğumuzda da şaşkınlık yaşadığımı hatırlıyorum. 1961’de İ.Ü Tıp Fakültesini bitirmiş olan çocukluk kahramanımız, senarist, yapımcı, yönetmen olarak 1963’ten 2019’a kadar 330 civarında film, dizi ve tiyatroda rol almış. İlk kez 1969 yılında İnsanlar Yaşadıkça filmi ile 6. Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'ne layık görülmüş. 

Mütevazı kişiliği, asil duruşu, magazin medyasına mesafeli oluşu, saygın aile yapısıyla bizlere hep örnek oldu. Çocukların replikleriyle, hareketleriyle hep taklit ettiği bir karakterdi.

Cikletlerden çıkan artist (köy deyimiyle artiz) resimleri toplayan çocuklardık bir zamanlar.  Artist, futbolcu vb. gibi değişik meşhurların fotoğraflarının hediye olarak verildiği bu fotoğraflarla bir nevi kart oyunu oynanırdı. Yüksekçe bir yerden bırakılan kart kimin resminin üstünde kalırsa o kazanırdı. Elinde bulunan sanatçı / artist fotoğraflarıyla ünsiyet kurardı devrin çocukları. Bazen de fazla olanlarla değiştirme de yapılırdı. Biriktirilen resimler arasında yakışıklı jönümüz de mutlaka yer alırdı. En çok koleksiyon yapan yani çok çiklet alıp en çok fotoğraf  biriktirenin hava attığı da olurdu. Bunun hevesatımızdan istifade eden endüstrinin bir pazarlama taktiği olduğundan bî haber yeni fotoğraflar çıkması için daha çok sakız almak çabasına baş vurulurdu. 

Merhum sanatçı, köye gelen seyyar sinemalardan, açık hava sinemalarına, sinema salonlarından televizyonda yayınlanan filmlere kadar geniş bir hayran kitlesine sahipti. 

Maziden günümüze bir bakıyorum da kahramanımız 300’ü aşkın filmiyle sinema sektöründe 4-5 kuşağa (dede-nine, anne-baba, çocuklar, torunlar vd) etki etmiş bir sima haline gelmiş.

İyi ata binmesine, güzel ok atmasına, estetik hareketlerine mi hayran kaldık, milli ve tarihi duygularımıza hitap etmesinden mi etkilendik, iyi adam rolüyle haksızlara, suçlulara, düşmana aman vermeyen dik duruşu ve cengaverliğine mi âşık olduk bilmiyorum; O bizim Kara Muratımız, Battalgazimiz, Malkoçoğlu’muzdu.

Hala sokak oyunlarında kendini onunla özdeşleştirip repliklerini karşısındakine haykıran çocukların sesleri kulaklarımda.

Olgunluk çağlarımızda ülkemiz gençliğine verdiği sosyal ve kültürel hizmetini de unutamam. Sanat alanındaki hizmetleri yanısıra (bir ara alkol tedavisi gören biri olarak) seminer ve konferanslarıyla da gençliğimize ikazlar ve uyarılarla abilik, babalık yapmış bir büyüğümüzdü. Mesela 90’lı yıllarda İnegöl’de gençliği zararlı alışkanlıklar, bağımlılık ve uyuşturuculara karşı uyarıcı bir konferansa geldiğini hatırlıyorum.

Büyüdük, çocuklarımız oldu ve hatta dede-nine olduk geleneklerine bağlı Türk aile yapısıyla, vatanına milletine saygılı duruşuyla o yine hayatımızdaydı! 

Siyasi hayatta bir iki teşebbüsü de olan kahramanımız Cüneyt Arkın 84 yaşında her fani gibi aramızdan ayrıldı (28 Haziran 2022).  Dört kuşağın hayır dualarıyla ruhu şad olsun ve Allah cc kendisine engin rahmetiyle muamele eylesin.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —