Mehmet Hanefi YILDIRIM

Tarih: 13.02.2026 15:11

GEÇMİŞTEN İBRET ALMAK

Facebook Twitter Linked-in

GEÇMİŞTEN  İBRET ALMAK

Geçtiğimiz gün atanan iki bakanın yemin töreninde TBMM de yaşanan üzücü olay bana geçmişin karanlık ve korkulu günlerini hatırlattı.

Yemin töreni yapıldı bitti ama söylentileri, dedikoduları devam ediyor.

Kimi adaletin hak ile yeksan olacağını söylüyor, kimi kabineye hafız bir bakan atandı, laikliğin elden gideceği yaygarasını yapıyor.

Benim yaşımda olanlar hatırlayacaktır. Hatırlamak istemeyenlere de hatırlatmak isterim.

CHP nin kısa dönem iktidarları döneminde;

Mehmet Moğoltay Adalet Bakanıdır. Hükümetten 5 bin kadro çıkartmıştı.

Bu kadroların tamamına kendi örgütüne mensup kişileri almıştı. 

Sorulduğu zaman ise “bu kadroları örgütüme vermeyip, MHP ye mi verseydim" demişti. 

Bu sözler geçmişte hukuk sisteminin nasıl felç edildiğinin, ülkemiz üzerinde yapılan tahribatın göstergesidir.

CHP döneminde adalet bakanlığı yapan bir diğer isim ise Seyfi Oktay. Her iki bakan da yargıdaki kadrolaşmanın baş mimarlarıdır.

Geçelim..

Atanan İçişleri bakanı için “bir hafız kabineye girdi, laiklik elden gidiyor” diye yaygara koparanlar. Kendi dönemlerindeki içişleri bakanı Hasan Fehmi Güneş in aşk skandallarını ne çabuk unuttular.

Yine CHP nin İçişleri bakanı olarak atadığı İrfan Özaydınlı döneminde POL DER li polislerin ve müdürlerin sağ kesime karşı aldıkları acımasız tavırlar, sanırım hafızalardadır. 

Kurtarılmış bölgeler bu bakanlar döneminde oluşmadı mı?

Gündem de iki bakanlık söz konusu olduğu için CHP döneminin diğer bakanlarının neler yaptıklarını anlatmadım. 

Şu kadarını söyleyeyim ki;

Hızlandırılmış eğitimle 4 ayda yandaşlarını öğretmen yapan Milli Eğitim Bakanı Mustafa Üstündağ’ı, Afedersiniz ama Türkçe' yi soysuzlaştırmaya çalışan TRT Genel Müdürü İsmail Cem’i hatırlayın lütfen. 

O dönem olan biteni gözden geçirin.

Yıllar önce, oğlum Marmara Üniversitesini kazandığında annesiyle birlikte kampüse girip evladımızın okulunu görmek ve kaydını yaptırmak istemiştik. Maalesef eşimi başörtülü olduğu için kampüsün içine değil bahçesine dahi almamışlardı.

O gün gözlerimden yanaklarıma süzülen gözyaşlarımı unutamam.

Neredeeen nereye.

Hiçbir şey eskiden kötü değildir. Kat be kat iyiye, güzele doğru bir gidiş vardır.

Bu nedenle iki bakanın atanmasıyla yaygara yapanları eğer vicdanları var ise, empati yapmaya davet ediyorum.

Kısacık iktidarları döneminde yaptıkları ortada. 

Bugün yapılanlar da.

Bursamız da pırıl pırıl idealist mesleğinin aşığı bir başsavcımız var. 

Ve onun üstünde, adaleti tesis etmeye gayret gösteren, hukukun üstünlüğüne gönülden inanmış  Adalet Bakanımız var.

Alnı secde gören, Kuran-ı Kerim-i hıfzetmiş bir İçişleri bakanımız var.

Bunlar size bir şey ifade etmiyor mu, bir rahatlık vermiyor mu?

Yeter artık gölge etmeyin. 

Biz geçmişten ders çıkardık, tavsiyem siz de çıkarmaya çalışın.

 

 

 

 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —