Mehmet Hanefi YILDIRIM

Tarih: 13.02.2023 09:01

HER ŞEYDEN ÖNCE İTİDAL

Facebook Twitter Linked-in

HER ŞERYEN ÖNCE İTİDAL

06 Şubat 2023 tarihinde sabaha karşı saat 04.17 de meydana gelen depremi 05.25 de öğrendim. 

Depremden 10 ilimiz ciddi bir şekilde zarar görmüştü. Bu bir afetti, ülkem adına felaketti. Televizyon ekranlarından deprem bölgesinden gelen görüntüleri gördükçe yüreğim parçalandı.

Kahreden görüntüler eşliğinde, Jeolog ve jeofizik yüksek mühendislerinin bu bölgede yaşanabilecek deprem felaketine dikkat çekmelerini hatırladım.

Deprem konusunda uzman bilim adamlarının, ilgililerin ve yetkililerin bilinçlenmeleri ve bir an önce tedbir almaları doğrultusunda verdikleri gayret, çaba ve söylemleri, bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçip geçti.

Deprem kuşağı altında olan ülkemizin kayda değer bir mesafe alamadığını düşündüm.

Felaketin yaşandığı ilk saatlerde arama ve kurtarma adına ciddi bir çalışma yapılmadığını veya yapılamadığını gözlemledim.

İçim sızladı.

Gözlerim, Arama Kurtarma Derneği (AKUT) ni, Kızılay’ı, Kömür işletmelerinde çalışan vefakar ve cefakar, bir o kadar da işinin ehli olan madencilerimizi ve şanlı ordumuzun askerlerini aradı, göremedim.

Daha fazla dayanamazdım. Öğlen üzeri zehir zemberek bir yazı yazdım. İki kere üç kere okudum. Bir an kendimi sorguladım, bu yazımın şimdi kime, ne faydası olacaktı.

Empati yaptım, ben olsam ne yapardım dedim.

Gerçeklerle yüzleştiğimiz de, işin o kadar da kolay olmadığını görmek için kâhin olmak gerekmezdi.

Gelişmeleri sabırla ve metanetle izledim. Kızdığım, bağırdığım bu kadarı da olmaz ya hu dediğim anlar yok değil.

Şu an yeri değil dedim yutkundum.

Yazımı servis etmekten vazgeçtim. 

Sosyal medya da adeta mal bulmuş mağribi misali fırsat kollayarak “vur abalıya” diyenleri, iktidarı insafsızca eleştirenleri, yaptıkları yorumlarla işi abartarak insanları galeyana getirmek isteyenleri gördüm.

Televizyon kanallarını takip ettim. 

Biri fulu olan resmi ak, diğeri ise kara gösterme çabasında idi. 

Zor bir dönemden geçiyoruz.

Ne yazık ki kendini bilmez bir kesim, çeşitli dedikodularla halkı galeyana getirmek, ülkemizi bir talan ve isyan havası içerisine sokmak sevdası içindedir.

Böylesi hassas dönemlerde eleştiriler yapıcı olmalıdır. Yıkıcı eleştiriler hiç kimseye fayda sağlamayacağı gibi depremzedelere ve ülkemize de zarar verecektir.

Yaraları nasıl sarmalıyız, ülkemizi içinde bulunduğu bu kaostan nasıl kurtarmalıyız fikrinin etrafında kenetlenmenin yolarını aramalıyız.

Kan bankalarına koşalım, kan verelim. En azından bir gün yapacağımız harcamayı depremzedelere bağış yapalım, eleştiride, dedikodu da değil yardım yapmada yarışalım. Ülke bizim ve bu ülke de gözü olanlar çok. 

Öfkenizi kontrol altına alın, her şeyden önce itidal..

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —