Mehmet Hanefi YILDIRIM
Tarih: 23.04.2022 13:56
İLLE DE MAMUŞA VE GEZİDEN ÇIKARIMLARIM
İLLE DE MAMUŞA
VE GEZİDEN ÇIKARIMLARIM

Mamuşadaki ikinci durağımız Milletvekili Refik Özen in akrabalarının evi oldu. Evin bahçesine geldiğimizde bizleri kadınlı erkekli yaklaşık on kişi karşıladı.
Mamuşa da söylenen bir güzel söz var. Derler ki OTUR EĞRİ SÜLE DOĞRİ
O kadar samimi, o kadar içtendiler di ki, inanın kendimi evimde imiş gibi hissettim.
Milletvekili Refik Özen akrabalarını tanıttı.
Ev sahibinin sağlıkçı olan kızları kısa bir süre önce böbrek yetmezliğinden Türkiye de hastanede yatmış, babası böbreğinin birini vererek kızlarını hayata döndürmüştü. Çok etkilendim, gözlerim doldu. Yıllar önce benim de küçük kardeşim 17 yaşlarında iken böbrek yetmezliğinden hastaneye yatmış, kardeşlerimden biri, böbreğini vererek onu hayata döndürmüştü. Tam otuz yıl yaşadı ve geçtiğimiz yıl vefat etti.
Bir yandan sohbet ediliyor öte yandan yere sofra bezleri seriliyordu. İftar yapalı bir saat bile olmamıştı, anlaşılan o ki burada da bir şeyler yiyeceğiz.
Hayatta bazı şeyler var ki, tadı damağınızda kalır ve hiçbir lezzetle kıyaslanamaz. Onu tadamayan insan, bana göre eksik kalır bu dünyada. O tadı ne beş yıldızlı otellerin restoranlarında ve ne de zengin sofralarında bulamazsınız.

O tadın adı, Gönül sofrası yani yer sofrasıdır. Bu sofrada samimiyet, dostluk, paylaşım, eşitlik, birliktelik ve dahası buram buram kokan bir kültür vardır. Mamuşalılar sayesinde biz bugün, bu kültürü tadıyor ve yaşıyorduk.
Sofra bezlerinin üzerine her iki tarafa da birer büyük sofra koyuldu, Anadolu da buna peşgun derler. Ve ben 1974 yılında Kars ta gazeteciliğe başladığım yıllar, köşe yazılarımı, “Peşgun başında mehebbet” başlığı ile yazardım.
Sofraların her birine büyük bir tepsi börek kondu. Bizim sofraya konan tepsinin içinde kat kat hamurla yapılmış, çok ciddi emek verilmiş, baklava dilimi şeklindeki hafif yağlı böreği ilk kez görüyordum.
Milletvekili Refik Özen bıçağı eline aldı, her bir dilimi kolaylıkla alabilmemiz için belirgin bir şekilde kesmeye başladı.
Çatal yoktu, doğal çatal olan parmaklarımızla birer dilim aldık. Dilimler çok büyüktü bıçakla yarıya böldüm.
Nefis bir tadı vardı. Hele aldığınız lokmayı sofraya konan pekmeze daldırırsanız bambaşka bir lezzetle karşılaşıyorsunuz.
Ben böyle bir böreği ilk defa yiyordum.
Ne yalan söyleyeyim uzun zamandır yer sofralarında oturmadığım, serde de kilo olduğu için yarım dilimi yedim, Allah sofranıza Halil İbrahim bereketi versin diyerek sofradan kalktım.
İnanın tadı damağımda kaldı. Yarım dilim daha yeseydim diye düşündüm.
Çaylarımızı da yudumladıktan sonra yolcu yolunda gerek diyerek ev sahiplerinden izin istedik. Gelmek sizden gündermek bizden dediler.
O kadar samimi, içten ve o kadar misafirperver idiler ki, inanın hayran kaldım. Yıllardır özlemini duyduğumuz örf, adet ve geleneklerimizi bizlere yaşattıkları için, öncelikle bu diyarlara gelmemize vesile olan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş a, akrabaları ile tanıştıran Milletvekili Refik Özen e, bizleri misafir eden hane halkına ve yol arkadaşlarıma sonsuz teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum. Benim favorim İLLE DE MAMUŞA…
Yüce Rabbimden Balkanların tamamının Mamuşa gibi Türk ve Müslüman olmasını niyaz ediyor, sürçü lisan etti isem affınızı diliyorum.
GEZİDEN ÇIKARIMLARIM.
1. Bursa Büyükşehir Başkanı Alinur Aktaş, ağaç yaşken eğilir gerçeğinden hareket ederek, gerek Makedonya ve gerekse de Kosova da ki öğrencilerle çok daha fazla yakından ilgilenmeli, zaman zaman Bursa ya getirilen öğrencilerin artarak devam etmesini sağlamalı, İstanbul, Bursa ve Konya şehirlerine yapılan gezilere ilaveten Çanakkale mutlaka gezi programlarına konmalıdır.
2. İmkanlarımız çerçevesinde bu bölgeler çok sık ziyaret edilmeli, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin her an yanlarında olduğunu bilmeleri, moral ve motivasyonlarını diri tutmaları için ciddi bir nedendir.
3.Diyanet bu yerlere çok daha fazla ağırlık vermeli, bazı yerlerde ki farklı gurupların oluşturduğu Müslüman kuruluşların, tek çatı altında hizmet vermeleri sağlanmalı, her ferdin Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve fazileti ile yetişmesi için gayret gösterilmelidir.
4. Makedonya ve Kosova da eli kanlı terör örgütünün hala faaliyet göstermesi, Fetö nün eğitim kurumlarının devam etmesi son derece tehlikeli bir durumdur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu konu üzerinde hassasiyetle durmalı, faaliyetlerinin devam etmemesi için çalışma yapmalıdır.
5. Gerek Makedonya ve gerekse de Kosova da Amerikalıların büyük bir lobi faaliyeti içerisinde olduklarını görmemek, ağırlığını hissetmemek mümkün değildir. Amerika nın bu bölgelerdeki gücünü kırmak için, bizler de oralarda varlığımızı göstermeliyiz.
Özellikle bu bölgelere dertlenen değil, sorunları çözmeye gayret gösteren çok daha fazla enerjisi olan büyükelçiler gönderilmelidir.
6. Makedonya da 1913 nüfus sayımında Türkler %19.3 iken şimdilerde %4 lere düşmüştür. Göçe neden olan sebepler araştırılmalıdır.
7.Makedonya ve Kosova bizlerin batıdaki öncü kalelerimiz ve kapılarımızdır. Buraları sağlam tutmak bizlerin boynumuzun borcudur.
8.Rahmetli Özal döneminde Adriyatik ten Çin setti ne sloganı ile çıkılan yol kesintiye uğramamalı Yüce Türk Milletinin hedefi olmalıdır.
Bunun içinde çok güçlü olmamız, çalışmamız, çalışmamız, çalışmamız gerekmektedir.
Sırtımızdaki yük ve vebal çok ağırdır.
Nerede bir Türk ve Müslüman varsa umudunu Türkiye ye bağlamıştır.
Mevla yar ve yardımcımız olsun.
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —