SEÇİM
Seçim sathı mahalline girildi.
Seçimlere 61 kaldı.
Herkes özgür iradesi ile sandıklara gidecek ve oyunu kullanacak.
Görünen o ki Kılıçtaroğlu ve Erdoğan kıyasıya bir yarış içinde olacak.
Temennim birbirlerini kırıp dökmeden, altından kalkınmayacak sözler söylenmeden, gerilimden uzak, sakin, huzurlu bir seçim dönemi geçirmek.
Parlamentonun yüzde kaçı değişir bilemem ama milletvekili aday adayı olmak için parti teşkilatlarında ve genel merkezlerde bir hareket olduğu gerçek.
Her parti, adayını belirlemek adına il bazında hummalı bir çalışma içerisine girdi, aday adayı olmak isteyenler, parti teşkilatlarından başvuru dosyalarını almaya başladı.
Bursa siyaseti de hareketli günlere gebe.
Bu arada AK Parti Yenişehir, Gemlik, Gürsu, Nilüfer ilçe başkanlarının milletvekili aday adayı olmak istemeleri nedeniyle istifa ettikleri, Perşembe günü İl teşkilatının bu istifaları kamuoyu ile paylaşacakları aldığım duyumlar arasında.
İktidar kanadının bu kaotik ortamda seçimlere gitmesini, doğrusunu isterseniz büyük bir cesaret olarak görüyor veya harakiri yaptığını düşünüyorum.
Aklı ile hareket eden feraset sahibi seçmen başını iki eli arasına alacak şu sorulara cevap arayacaktır.
1.On bir ilin asrın felaketini yaşadığı, birçok insanın çadırlarda barındığı, her şeye rağmen yaşama adına umutlarının kaybolmadığı depremzedelerin yaralarını en seri şekilde kim saracak?
2. En acil bir şekilde onların başlarını sokacakları kalıcı konutlara kim kavuşturacak?
3. Bu ağır imtihanı ve çıkacak olan mali tabloyu millet olarak hepimiz ödeyeceğiz.
İçinde bulunduğumuz olağanüstü dönemden uygulayacağı ekonomik ve siyasal politikalar neticesi bizleri sahil-i selamete kim çıkarır, kim de böyle bir kabiliyet ve beceri var?
Bu ve buna benzer sorulara cevap olarak, ya “yaparsa AK parti ve Erdoğan yapar”, ya da son kozunu oynamakta olan CHP liderine “kurtar bizi Bay Kemal” denilecek.
Deprem bölgesini gören biri olarak şunu söylemeliyim ki, yaraların sarılması o kadar kolay olmayacak.
Millet olarak bu işin üstesinden gelmek için her türlü sıkıntıya hazır olmamız lazım.
Bu nedenle, tam da ince eleyip sık dokuma zamanıdır.
Seçimlere 61 gün kaldı. Birileri milletvekili olma sevdasında.
Oysa bu dönemde milletvekili olmak, sorumluluğu bilen ve hisseden için ateşten gömlek giymekten öte bir şey değil.
Aday adayı olmak isteyenler acaba bu şuur ve bilinçle mi hareket ediyor yoksa milletvekili olmanın vereceği avantajları düşünerek mi?