Bayram KAYA .................... Edebiyatçı- İlahiyatçı ve Yerel Araştırmacı

Tarih: 16.01.2022 12:46

SEÇMELİ DİNİ DERSLERDE MESULİYET HEPİMİZİN

Facebook Twitter Linked-in

Seçmeli Dini Derslerde Mesuliyet Hepimizin

Yarını kendilerine emanet edeceğimiz umudumuz / ümidimiz olan çocuklarımızın eğitimi ve yetiştirilmesi/ talim ve terbiyesi, devlet ve millet olarak en kutsi görevlerimiz arasındadır.

Bizim kültürümüz maddiyattan ziyade en güzel mirasın  ilim, güzel ahlak ve terbiye olduğunu dile getirmiştir. Bu ulvi vazifede bakanlık, okullar, öğretmenler, veliler ve öğrenciler olarak her kişi ve kuruluş üzerine düşeni yapmak mükellefiyetinde olmalı, bu ağır mesuliyetin gereklerinden kaçınmamalıdır.

Milli Eğitim her yıl bir sonraki yılın  zorunlu dersleri yanında öğrencilerin alabileceği tercihli dersler imkanı sunmaktadır.

Hatırlanacağı üzere Ortaokul ve Lise öğrencileri için tercihli dersler arasında din, ahlak ve değerler eğitimini esas alan ‘Kur’an-ı Kerim, Peygamberimizin Hayatı ve Temel Dini Bilgiler (İman-İbadet-Ahlak)’ olmak üzere üç dersten oluşan seçmeli din dersleri bulunmakta ve bu uygulama 2012’den bu yana  örgün eğitim sistemi içerisinde devam etmektedir.

Önümüzdeki yıl içinde bu dersleri okuyacak çocuklarımız, 3 Ocak’ta başlayan bu derslerden birine, ikisine veya her üçüne yönelik tercih işlemlerini başta velileriyle beraber 21 Ocak’a kadar yapmaları gerekiyor.

Tercihli dini dersler ilkokulu 4. sınıfı bu yıl bitirip seneye Ortaokula 5.sınıfa başlayacak öğrencilerden başlayarak 11. sınıfa kadar tüm öğrencilerimizi kapsıyor. Yani İlkokul 4. sınıfta okuyan öğrenciler de tercih yaparak gelecek yıl Ortaokulda 5.sınıfta okuyacağı dersleri belirlemesi gerekiyor.

Aynı şekilde Orta ve Lisede ara sınıflardaki öğrenciler bu tarihe kadar (21 Ocak) bu dersleri tercih edebiliyor. 

Bu derslerin seçmeli de olsa son derece lüzumlu olduğunu görmeli ve bu derslerin sadece biri dahi olsa öğrencilerimizi ciddi seviyede manevi donanıma ulaştıracağını inançsızlık girdabına düşmekten deizmden, ateizmden, kötü alışkanlıklardan uzak tutacağını yada uzak tutmaya büyük katkı sağlayacağını  bilmeliyiz.
 
Bir millet değerleriyle yaşar. Kendi inanç ve kültürünü gelecek nesillere aktarma arzusu ve gayretini  olağan karşılamak gerekir. Din alanına mesafeli bakan bazı kesimlerce bu girişimin bir dayatma olarak nitelendiğine de rastlanılmaktadır.

Tabiiki almak istemeyene kimse zorlayamaz ancak çocuklarımızın bu derslere teşvik edilmesini farklı yorumlamak da büyük haksızlık olacaktır. İman, sabır ve metanet aşılar. Hakkı haksızlığı, hesabı kitabı öğretir. Sevgiyi, saygıyı gösterir. İyiliğe teşvik eder, kötülükten sakındırır.

İman şuuru,  ibadet sevgisi ve ahlak bilinciyle yetiştirmek istediğimiz gençlik için Bakanlık,  okul idaresi ve  eğitim kadrosu,  veliler ve öğrencilere kadar herkese sorumluluk düşmektedir. Bu süreçte konuyu çatışma mevzuu haline getirmeden işlemek adına kanaatimce medyasından cami görevlilerine,  eğitim sendikalarından vatandaşlara değin herkese büyük iş düşüyor.

Duyurma, sevdirme, teşvik etme, değerlerimize sahip çıkma  ve yeni nesillere aktarma en önemli vicdani, insani vazifelerimizdendir. 

Duyarlı medyamız değişik mecralardaki neşriyatlarında, hocalarımız tüm camilerimizde vaaz ve hutbelerinde konunun mahiyet ve önemini işlemekte öğrencilerin seçmeli din derslerine yönlendirilmesi için toplumumuzu bilgilendirmektedir.

Veliler (babalar, dedeler, amcalar dayılar vb) olarak bizler de talebimizi, teşvikimizi güzel bir üslupta dillendirmeli ve umursamazlık göstermemeliyiz. Sevgi ve ilgi ile bu dersleri tercih etmesini istediğimiz çocuğumuz ‘Ben zaten dini biliyorum.. Yaz Kur’an kursuna gittim.. Derslerim yoğun.. Üniversite sınavlarında nasıl olsa çıkmıyor’ gibi gerekçelerle derslerden vazgeçmemeli ve faydacı bir anlayışı gözetmemelidir. 

Bu konuda dengeli davranmak, ifrat ve tefritten kaçınmak da önemli. Tabiiki bu derslere sahip çıkarken usulde zorlama ve baskı nasıl istenmeyen bir durumsa büsbütün bu alana ilgisiz ve lakayt kalmak da onun kadar sorunludur.

Onun için Risalet Tahtının Mürşidi peygamberimizin (sav) ‘Kolaylaştırın zorlaştırmayın, müjdeleyin nefret ettirmeyin’ yüce beyanı ölçümüz olmalıdır. Eğitim kadrolarımızın da bu dersleri sevdirici mahiyette yaklaşıp inanç, ibadet ve ahlak esaslarının neler olduğundan daha ziyade niçin iman etmeli, niçin ibadet etmek ve niçin ahlaklı olmamız gerektiği üzerine ikna ve tatmin edici yöntemlerle dersleri işlemeleri lazım gelir diye düşünüyorum.                                                                                                                                       
Milli Eğitim bünyesinde bu çapta dini dersler olmadığı zamanlarda milletimiz tarafından büyük beklenti ve talep dile getirildiğini,  niye okullarda kitabımız,  peygamberimiz,  dinimiz öğretilmiyor serzenişinde bulunulduğu dönemleri de unutmamak gerekir. Şimdi imkanlar sunulduğu halde sahip çıkılmazsa fırsat heba edilmiş olmaz mı?

Atranos/Orhaneli doğumlu olduğu söylenen, yazdığı kitaplar ve söylediği sözler batı aleminde tanınan ünlü yazar ve hatip Aelius Aristides (MS.117-181) "Yöneticilerin yönettikleri insanlardan tek farkı, onlara her şeyden önce nasıl iyi birer yurttaş (vatandaş-tebaa) olacaklarını öğretmeleridir’ demiş.

Biz buna sadece yöneticileri değil, idare etmekte sorumlu olduğumuz toplumun en küçük birimi ailemizi de ekleyelim ve kendimizi de işin içine katalım. Hepimiz huzurumuzu kaçıracak değil, iki cihan saadetine vesile olacak nesillerimiz için üzerimize düşeni yapalım.

Seçmeli dini ders tercihlerinin milletimiz ve evlatlarımıza yakışan tarzda olmasını bekler,  gelecek yıl okutulacak bu derslerin şimdiden din-ü devlet, mülk-ü millet yolunda hayırlı nesiller yetiştirilmesine vesile olmasını dilerim.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —