Menü Medya Yıldırım l Güncel Haber Kaynağı
Bayram KAYA    ....................   Edebiyatçı- İlahiyatçı ve Yerel Araştırmacı

Bayram KAYA .................... Edebiyatçı- İlahiyatçı ve Yerel Araştırmacı

Tarih: 18.08.2023 19:02

SÜRPRİZ SİYER KİTABI VE MERAKIMI MUCİP YAZARI

Facebook Twitter Linked-in

Sürpriz siyer kitabı ve merakımı mucip yazarı

Geçtiğimiz günlerde yeni görevlisi olduğum camimiz kütüphanesine vakfedilmiş bir eser dikkatimi çekti: Hazreti Muhammedin Hayatı ve Kurduğu Dinin Esasları. İki cilt birarada ve 607 sayfa olan eser, İstanbul Maarif Kitaphanesi 1975 basımı. Merakımı mucip yazarı ise hiç duymadığım bir sima: Lütfullah Ahmet. Yarım asırdan beri eğitimimiz ve mesleğimiz icabı peygamberimizle (sav) alakalı yapılmış çalışmalara aşina olduğum halde bu eserden haberim yoktu, bu kitabı ve yazarını ilk defa görüyor ve duyuyordum; şaşkınlığım iyice arttı.

Merakla okumaya başladım

Hemen başladım eseri okumaya. Bizim çocukluğumuzda okuduğumuz klasik tarihçe kitaplarından farklı geldi. Roman formatında, edebi cümlelerle zenginleştirilmiş bir çalışma izlenimi veriyordu. Mesela Peygamberimizin doğumu öncesinde vuku bulan harikulade olaylardan bahseden 22 Nisan /12 Rebiulevvel Gecesi bölümü şöyle başlıyordu: 
‘571 yılı Mayısının ikinci Perşembe gecesi idi. Medayin şehrinin gün doğusu tarafındaki kapısına giden geniş yol üzerinde genç bir atlı görünüyordu. 
Bindiği kır atı dörtnala yıldırım hızıyla koşturması acele bir işi olduğunu anlatıyordu.
Kale muhafızı, gecenin sessizliğini yırtan bu ayak seslerini duydu ve gelen atlının kim olabileceğini düşündü. Vakit gece yarısını geçiyordu. Bu saatte kale kapıları çoktan kapandığı için Medayin’e kimse giremezdi. Uzak yerlerden gelen yolcular ortalık karardıktan sonra civar köylerde sabaha kadar beklemek zorundaydılar. 
Muhafız atlıyı daha iyi görmek için yerinden ayrılmıştı. Biraz sonra onunla karşılaştı.
Atlı, telaşlı telaşlı anlattı:
Böyle heyecenla meraklandıra meraklandıra anlatımına devam ediyordu.

Yazarı Kimmiş Merakı!

Genel olarak inceledikten ve bir müddet okuduktan sonra bizce meçhul bu yazarının peşine düştüm. Eserin eski baskıları hakkında satış bilgileri mevcut ama yazarı hakkında pek bilgi yok. Daha da meraklandım. Nihayet bir makalede eser ve yazarı hakkında aydınlatıcı bir bilgiye ulaştım. (Dr. Güllü Yıldız, Marmara Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, İslam Tarihi Öğretim Üyesi; ‘Devr-i Cedid" ve Din: Sultan Reşad Döneminde Siyer Tartışmaları, 2018)

Yazar adı müstearmış

Makalede kendisi hakkında ‘Lütfullah Ahmed'in gerçek adı Naci Kasım (1883-1963) olup, İran asıllı İstanbullu matbaacı Hacı Kasım Efendi'nin oğludur. Babasıyla birlikte yayıncılık işlerinde çalıştığı bilinmekle birlikte eğitim hayatının ayrıntılarına vakıf değiliz’ diyor ve dipnotta ise şu bilgiler yer alıyor: 1862 yılında İran Azerbaycanı'nın Hoy kasabasından İstanbul'a göçen ve önce Şark Kütüphanesi adıyla kitapçılık yapan Hacı Kasım Efendi'nin (1841-1932) oğludur. Daha sonra 1895 yılında kurdukları Maarif Kütüphanesi'nde babasıyla birlikte çalışmıştır. Saatli Maarif Takvimi'ni çıkaran Naci Kasım, Ordumuzun Zafer Kitabeleri (Cemal Nadir'le birlikte, 1925) ve Türk'ün Altın Kitabı - Gazi'nin Hayatı {1928) gibi başka eserler de kaleme almıştır. Açıkel soyadını alan Naci Kasım hakkında henüz müstakil bir çalışma yapılmamıştır.’

Suçlamalar ve aleyhte yazılar

Yazı şöyle devam ediyor:
‘’Lütfullah Ahmed müstearıyla siyerini neşreden Naci Kasım, kimliği ancak sınırlı bir kesim tarafından bilinen bir müelliftir. (Ohh şimdi rahat ettim..Niye tanımıyorum diye hayıflanmıştım.BK) Hakkındaki ağır eleştirilerin başında bu husus (takma ad kullanması BK) gelmektedir. Siyer yazmadaki "kifayetsizliğini" müstear isimle örtmeye çalıştığı gerekçesiyle taarruza uğramıştır. "Hayat-ı Hazreti Muhammed kitabının yazarı kimdir?" sorusuyla başlayan "Lütfullah Ahmed'in mahiyeti" başlıklı eleştiri yazısında, eserin kısa sürede yakaladığı satış başarısının müellifin kimliği hakkındaki merakları iyice arttırdığına, ancak İslam hakkında o kadar kendinden emin bir şekilde kalem oynatan; "şeriat-i islamiyyeden öyle amirane ve hakimane bir surette bahseden'' bu kişinin kim olduğunun uzun süre bir sır olarak kaldığına işaret edilmektedir. ("Lütfullah Ahmed'in mahiyeti': Sebiliirreşad, s. 293.) Sözün mahiyeti kadar kim tarafından söylendiğine bakılmasının meşruluğu da, misyoner faaliyetlerin yarattığı tehlikeye dikkat çekilmek suretiyle temellendirilmektedir. (agm, s. 293-294)Daha sonra bu kişinin kimliğine dair, bir nezarette kâtiplik yaptığı gibi bazı ayrıntılar verilerek, "Bu muharrir-i tahririn ne diyanetle ne dinsizlikle hiçbir alakası yoktur. Onun yegâne emeli hükümran-ı âlem olan akçedir" denilmekte ve siyer yazma gayesinin sadece para kazanmak olduğu iddia edilmektedir. (agm, s. 294) Aynı gayeyle daha önce Sevmek Yolu ismiyle "ar ve namusu muhal, melanetkarane bir eser" neşrettiği için eleştirilerin hedefi olduğuna ve bu eserinin yasaklandığına işaret edilerek asıl matlabı olan para kazanmak için bu defa diyanet perdesine büründüğü iddia edilmektedir. Ancak dini bir konuda kalem oynatabilecek evsafta olmadığı için Mahmud Esad Efendi'nin Tarih-i Din-i İslam isimli kitabından intihal ve "ona frenk kisvesi giydirmek suretiyle" emeline ulaştığı dile getirilmektedir. (agm, s. 294)....
Yazı, okuyuculara hitaben din hususunda yapılan reklamlara bakılmaması, fazl u kemali, diyanet ve ahlakı ile maruf olan kişilerden başkası tarafından yazılan eserlere itimat edilmemesi yönündeki bir uyarıyla son bulmaktadır. (agm, s. 294)

Tahirü'l-Mevlevi ise Lütfullah Ahmed'in dinle, diyanetle ve siyerle alakası olmadığı halde "dinle alakalı bir eser iyi satar" düşüncesiyle ve para kazanmak gayesiyle başka eserlerden intihalle eser telif ettiğini iddia etmiştir. 
Dolayısıyla bu dönemde siyer konusunda kalem oynatabilmenin asgari şartı olan dini eğitim gözetilmeksizin aydın ya da piyasanın nabzını tutan yayıncıların herhangi bir konuda olduğu gibi siyer konusunda da eser telif edebildiği görülmektedir. Tartışmalar bu durumun geleneksel alim tipolojisi beklentisinde olanları son derece rahatsız ederken modernist yaklaşımları benimseyenlerce tebcil edildiğini ihsas ettirmektedir..
Tahirü'l-Mevlevi'ye göre, Fransızca Vie de Mahomet tabirinin mukabili olmak üzere Hayat-ı Muhammed şeklinde garip ve daha önce işitilmemiş bir başlıkla cüzler halinde neşredilmiştir. Bu esnada eserin naşirleri başlık seçiminde hata ettiklerini fark ederek başlığa "hazret" kelimesini sonradan ilave etmişlerdir. 
Kasım 1913 - Şubat 1914 arasında iki ay süren ve toplamda sekiz yazının kaleme alındığı bu tartışma, Lütfullah Ahmed’in de kendisi hakkındaki suçlamalara cevaben yazılar yazdığı görülüyor. "Tahirü'l-Mevlevi Bey Efendi'ye'; Sebilürreşad, XI/274, 11 Muharrem 1332 / 28 Teşrinisani 1329 (10 Aralık 1913) .’’

Bir dönemler revaçtaymış

Eseri ve şahsiyeti hakkında tartışmalar 1913-14 yıllarında gerçekleştiğine göre yazar kitabını bu tarihten önce yazmış olmalıdır. Kendisi 1963’te vefat etmiş ama kendilerine ait yayınevi (Nitekim Sahibi, naşiri ve basıldığı yer olarak Naci Kasım-İstanbul Maarif Matbaası yazıyor) 70’li yıllarda da (bendeki 1975 tarihli) basılmaya devam etmiş. 1910-11’de ilk baskısını yapmış farzetsek 60 sene civarında yayınına ve baskılarına devam etmiş demektir.

Artıları – Eksileri

Heyecanlı ve meraklandırıcı anlatımı, okuduğunu hikayelendirme, kurgulama ve senarize etmedeki becerisi, yerli yabancı çok sayıda eseri kaynak vermesi, derleme de olsa bu çapta bir eser yazıp basma cesareti, lüzum gördüğü bazı izahlar için dipnotlar kullanması gibi eserin çok sayıda artıları olurken maalesef bir o kadar da eksileri mevcut. Örneğin aslı Osmanlıca olduğu için latinize edilirken kişi ve yer adları farklı okunmuş ve öylece yazılmış. Siyer tarihine vakıf kişiler tarafından kontrol edilmemesi, herkesin bildiği ortak bir literatür dili olan Hicretin filanca yılı yerine ‘Göç’ün…yılı’ gibi modernize etme gayretiyle zorlama dil kullanılması, kendini gizlemesi, özellikle arapça eser, yazar ve mekan adlarının yanlış okunması veya latin alfabesine yanlış aktarılması, eğer kendi çevirdiyse liyakatsizliğini ispatlaması gibi eksileri bulunuyor.
Sürpriz bir kitap nerelere götürdü getirdi. Eseri vesilesiyle bir dönem adından söz ettirmiş müstear adıyla Lütfullah Ahmed asıl adıyla Naci Kasım Açıkel (1883-1963) yazarımızı yıllar sonra gıyaben artı ve eksileriyle tanımak da güzeldi.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —