Bayram KAYA .................... Edebiyatçı- İlahiyatçı ve Yerel Araştırmacı

Tarih: 16.04.2022 14:58

TARİHTEN BAZI RAMAZAN YANSIMALARI

Facebook Twitter Linked-in

Tarihten Bazı Ramazan Yansımaları

Ömrümüzün bir kez daha kendisiyle bereketlendiği böyle bir mübarek Ramazan ay vesilesiyle tarih boyunca bu aya denk gelen bazı önemli hadisatı incelemek istedim. Ramazan çağrışımları da diyebileceğim bu ayda vuku bulan ibretamiz olaylar arasında bakınız neler çıktı:
Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhi’s-salatu ve’s-selamın 13 yıllık Mekke’deki peygamberliğinin ardından hicret ettiği Medine döneminde 120 askeri birlik çıkardığı, bunlardan 16’sının ramazan aylarına denk geldiği kaydediliyor. (https://www.siyerinebi.com/tr/prof-dr-mustafa-agirman/ramazan-ayi-ve-savas) En önemli iki hadise ilk savaş Bedir ve Mekke fethi ramazana denk gelmişti.

624-Bedir: Orucun ilk farz edildiği Hicretin 2. yılında ilk savaş Bedir harbi gerçekleşti. Siyer kayıtlarına göre Miladi 624 yılına denk gelen Ramazan’ın 12. günü Medine’den hareket ederek, 17. günü Bedir’de iki ordu karşılaştı. Çetin savaşın ardından sahabe ordusu Ramazanın 22. günü zafer kazanarak Medine’ye döndüler.

629-Mekke fethi: Hicretin sekizinci senesi Ramazan ayının onuncu günü ikindi namazından sonra (Aralık 629) on bin kişilik ordusu ile Medine’den çıktı. Peygamberimiz de Müslümanlarda o gün oruçluydular. Hz. Peygamber efendimiz hareket emri vermeden önce “orucunu tutmak isteyenler tutsun, açmak isteyenler de açsın!” diye nidâ ettirdi.[19] Peygamberimiz, orucunu açmadı tuttu; Müslümanlar da tuttular. Mekke’ye yakın Usfân ile Emec arasındaki Kedîd’e gelince Hz. Peygamber efendimiz orucunu bozdu.Yol boyunca oruç tutan mücâhidler artık dayanamaz hale gelmişlerdi. Hz. Peygamber efendimize “oruç insanları bunalttı, insanlar senin ne yapacağına bakmaktadırlar” denilince bir bardak su getirterek ikindi vakti su içti, insanlar da kendisine bakıyorlardı. Bazı insanların oruçlarına devam ettikleri haberi kendisine ulaşınca “onlar söz dinlemeyenlerdir” buyurdu   ve “siz, yarın sabah düşmanlarınızla karşılaşacaksınız” diyerek oruçlarını bozmalarının gerekçesini söyledi.
(https://www.siyerinebi.com/tr/prof-dr-mustafa-agirman/ramazan-ayi-ve-savas)

636- Kadisiyye Zaferi: Hz. Öner (r.a) döneminde hicretin 14. yılı Ramazan’ında milâdî 636 yılında Sa’d b. Ebî Vakkas komutasındaki otuz bin kişilik İslâm Ordusu, yüz yirmi bin kişilik Mecusî İran Ordusuna karşı Kadisiyye Zaferini elde etti. Bu zafer İslam Ordusunun en parlak zaferlerinden biri idi. Bu zaferle, müslümanlara Orta Asya’nın kapısı, Medain yolu açılıyordu... İran Sasanî İmparotorluğu yıkılıyor, Acem diyarı bir İslam ülkesi oluyor, böylece İslam tarihinde yeni bir dönem başlıyordu. (http://www.anadolugenclik.com.tr/cihad-ve-zafer-ayi-ramazan-149)

711-Endülüsün fethi! Hicrî 28 Ramazan 92/ miladi 19 Temmuz 711 senesinde, Tarık Bin Ziyad kumandasında ki ordu, God komutanı Radrik’i Buhayra mevkiinde kesin mağlup etmiştir. Tarık Bin Ziyad önce Cebel- i Tarık boğazını almış ve gemilerini yakmış bu esnada meşhur sözünü söylemiştir:” Deniz arkanızda, düşman önünüzde.” Bundan sonra Kurtuba, Gırnata ve Endülüs’ün başkenti Tulaytula şehri fethedildi.
(https://suffagah.com/ramazan-ayinda-meydana-gelen-islam-tarihindeki-8-onemli-vaka)

Osmanlı döneminde Ramazan aylarında medrese talebeleri ve hocaları bu ayda medreseler tatil olduğu için hoca eksiği olan yerlere, kırsal kesime Ramazan hocalığına çıkarlardı. Buna cerre çıkmak derlerdi.Cumhuriyet döneminde de eski medrese mezunları ve kadrosu bulunmayan hocalar ramazan hocalığına çıkarlardı. Teravih kıldırır, mukabele okur, sohbet yaparlar, milletin ramazan coşkusuna ortak olurlardı. Köy odası gibi yerde kalırlar, köylü yemek ikram ederdi. Başka gelirleri olmadığı ve ilim tahsil eden kimselere de verilebildiği için fitre, fidye ve zekat alırlardı. Her zaman para olmaz bu miktarlar hububat ve değişik mahsul üzerinden de verilirdi. Bayram namazından sonra helalleşir dönerlerdi.

1.Cihan harbi yılları (1914-30 Ekim 1918, Mondros) Ramazanlarına baktım

1914- Seferberlik de Ramazana denk gelmiş. 1914 Ramazanı, 24 Temmuz-22 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşmiş. Seferberlik 2 Ağustos’ta yani Ramazanın 10.gününe rastlamış. Sarıkamış Cephesi ise ramazandan 4 ay sonra (22 Aralık 1914 ve 6/15 Ocak 1915 arası) cereyan etmiş.

1915 Ramazanı: 13 Temmuz-11 ağustos. Çanakkale deniz savaşı (19 Şubat-18 Mart) sonrası Kara savaşları ramazan ayına denk gelmiş. ‘1915 yılında Ramazan ayı yaklaştığında Şeyhülislam Ürgüplü Mustafa Hayri Efendi, savaşan askerlerin Ramazan ayında oruçla mükellef olmadıklarına dair bir fetva vermiş ve askerlerin vatanı savunmakla en büyük dini vecibeyi yerine getirdiklerine vurgu yapılmıştı. Bu fetva tüm ordu birliklerine Osmanlı Harbiye Nezareti tarafından tebliğ edilmişti..’
(https://www.canakkaletravel.com/yazi/1915-yili-ramazan-ayinda-canakkale-cephesi.html)
Savaş hatıralarına göre zorlu şartlar ve kıt imkanlara rağmen çok sayıda askerimizin oruçlarını tuttuklarına şahit oluyoruz. 

1916-17-18: Ramazanlarının denk geldiği aylar şöyle görünüyor: 1916 Ramazanı: 2 Temmuz-31 Temmuz, 1917 Ramazanı: 21 Haziran-20 Temmuz, 1918 Ramazanı: 10 Haziran-9 Temmuz tarihleri arasındaymış.

Kurtuluş Savaşı Yılları (19 May 1919 – 24 Tem 1923) Ramazanlarına gelince
1919 Ramazanı: 31 Mayıs-29 Haziran arası. Ramazandan önce 15 Mayıs 1919’de İzmir, İtilaf Devletlerinin desteği ile, Yunanlılar tarafından işgal edilmiş ve ilk silahlı direniş başlamış. Ramazan boyunca Balıkesir, Manisa, Aydın gibi civar iller işgal edilmiş. Kurtuluş savaşı yıllarında İngiliz,  İtalyan, Fransız güçlerinin işgal faaliyetleri de ayrı bir mevzu, sıkıntı ve dert.

1920 Ramazanı: 19 Mayıs-17 Haziran. Yunan işgali devam ediyor. 28 Mayıs Osmaniye Fransızlarca işgal edilmiş, Doğuda Ermeni saldırıları patlak vermiş. 

1921 Ramazanı: 9 Mayıs-7 Haziran.    Yunan işgali devam ediyor. 

1922 Ramazanı: 28 Nisan-27 Mayıs. İşgal yılları devam 

1923 Ramazanı: 17 Nisan-16 Mayıs. Cumhuriyeti ilan hazırlıklarına şahit olan ramazan olmuş.  29 Ekim’de Cumhuriyetin ilanı ramazandan 5 ay sonra gerçekleşmiş.

1924 Cumhuriyet döneminin ilk ramazanı: 6 Nisan- 5 Mayıs tarihleri arasında. Ramazan ayının hemen öncesinde Mart ayında Hilafetin kaldırıldığını, Tevhid-i Tedrisat Kanununun kabul edildiğini, Şer’iye ve Evkaf Vekaletlerinin kaldırıldığını, Köy kanununun çıkarıldığını, Diyanet’in kuruldu ve ilk Başkan Mehmet Rıfat (Börekçi) başkanlığa atandığını biliyoruz.
Ramazan içinde ise Şeri mahkemeler kaldırılmış (8 Nisan), Yeni Anayasa / 24 Anayasası kabul edilmiş. (20 Nisan)

1932- Bu yıl Ramazan ayı ile birlikte ibadetlerin Türkçe icra edilmesi süreci başlatıldı. Türkçe ezan 1932 yılında (hükümetin emri sonucu) Diyanet İşleri Başkanlığı genelgesi ile yürürlüğe kondu. İlk Türkçe ezan 30 Ocak 1932 tarihinde İstanbul Fatih Camiinde okundu. 1933 Ramazanında ise yurt sathına tamamen yayıldı. (1932 Ramazanı: 29 aralık-26 Ocak, 1933 Ramazanı: 19 Aralık-26 Ocak)

1950- Ezanın aslına dönmesi de Ramazana denk gelmiş. 1932 ramazanında başlayan Türkçe ezan 18 yıl sonra 1950 yılının ramazanında son bulmuş. ‘O gün ülkenin dört bir yanında benzer manzaralar yaşandı. Ezanın Arapça okunmasına imkân kılan Meclis kararı o gün radyolardan ilan edilince, Türkiye'nin dört bir yanında halk sevinçten sokaklara döküldü. Tüm gözler minarelere çevrildi ve ilk ezan sesi beklenmeye başlandı. Halk sevinçten çılgına döndü. Gözyaşları tüm Türkiye'de sel olup aktı. Yasanın 17 Haziran 1950 tarihli resmi gazetede yayınlandığı gün, aynı zamanda Ramazan ayının da ilk günüydü. Bu durum halktaki duygu yoğunluğunu daha da artırdı. [15 Haziran 2007, Sabah Gazetesi]

2020--2021 Ramazanları pandemiye denk geldi. Teravihler kılınamadı, mukabeleler okunamadı, iftarlar verilemedi. Kadir gecesi ve Bayramlarda, maalesef sarılma, kaynaşma imkanlarını rahatça yapabileceğimiz bir ortam olmadı. 2020 ramazanında camilerde namaz kılınmıyordu. 2021’de namazlar kılındı ancak teravih camilerde kılınmadı. Teravihlerin evlerde kılınması ve camilerde mukabele okunmaması nedeniyle yine de buruk geçti. Yani 2020 ve 21 ramazanları buruk geçen 2 Ramazan olarak tarihe geçti.

Görüldüğü üzere ramazan ayları boyunca acı tatlı çok çeşitli hadiseler meydana gelmiş. Yeniden ramazanımız hayırlı olsun, mübarek günler devlet ve millet olarak sıhhat, afiyet, bereket ve huzurumuza vesile olsun.
 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —